16 Nisan 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Gidiyoruz böylece kendimizden…

Farkına vardım ki sadece haberleri dinlemek veya izlemek maksadıyla kullandığım televizyon ve radyomu işim bittiğinde ne zaman kapatsam moralim bozuk, içim parçalanmış, korkularım artmış bir halde buluyorum kendimi.

Farkına vardım ki sadece haberleri dinlemek veya izlemek maksadıyla kullandığım televizyon ve radyomu işim bittiğinde ne zaman kapatsam moralim bozuk, içim parçalanmış, korkularım artmış bir halde buluyorum kendimi. Ya o sosyal medya? Sözde denetimle insanlara görsel manada zarar vermeyen ama içine sirkenin keskinini zerk eden… Bizden bizdekini en usta hırsızlara taş çıkartacak bir uzmanlıkla çekip alan internet medyası!

Yıllar önce ülkemize, sanıyorum İngiltere’den bir mumya müzesi gelmişti, mumyalanmış insan bedenleri, kavanozlara koyulmuş insan organları. Bu müzeyi ziyarete gitmeye niyetlendiğim o dönemde, bir büyüğümüz gitmemem konusunda beni ikaz etmişti ve ben buna çok şaşırmıştım, haliyle de sormuştum sebebini;

“İnsanların cesetlerini ve iç organlarını görmek, mesleğin icabı değilse çok sakıncalıdır” demişti. Ne yani doktor, savcı, polis mi olmak gerekiyordu illa bunun için… Büyüklerimizin sözünü dinlememiz gereğini çoktan idrak etmiştim, bazen sorgulanmaz, teslimiyet gerekir. Zira bu teslimiyetteki iyi niyeti Allah biliyordur ve büyüğün yanlışı dahi olsa Allah küçüğün bu niyetine istinaden yanlışı doğruya çevirir diye de ayrı bir iman etmişliğimiz vardır çok şükür. O zamanlar bu merakım nasıl derin bir iz bırakmışsa o sorgulayan nefsani tarafımız yakamızda yapışıp kalmış da biz bunun cevabını kollar olmuşuz zahir. Çünkü sürekli neden niye nasıl diyerek içimizi dışımıza iki numara büyük getiren o tırnak batması duygu çok tehlikelidir.

İşte o haberdar olma merakı ile izlediğimiz haber bültenlerinden sonraki ruh halimiz acayip öd tadında, sepya tonlarında bir gerçekle yüzümüzde şaklıyor, bu artık öyle bir zamanki habersiz kalmak, haberdar olmaktan daha hayırlı. Bu fikrime çeyrek kala günden güne hassaslaşan bir bünyeye sahip oluyorum zannı ile hayıflanıyordum, oysaki hassaslaşmıyordum, görsel ve işitsel zulüm günden güne şeddesini arttırıyordu. Parçalanmış insan cesetleri, katiler, zanlılar, maktuller, acı içinde kıvranan yakınları… Filanca yerde (dünyanın öbür ucu) bir manyak, dürbünlü tüfekle kuş avlar gibi insanları vurmuş, biz henüz kuşların zevk için vurulmalarına karşı duruş notasındayken, insanların katledilişlerini izlemek zorunda kalıyoruz.

Sokakta tekmelenen bir genci gördüğüm gün henüz 10 yaşlarımdaydım, fenalık geçirmiştim, şimdi rahatlıkla izleyebiliyorum televizyondan ya da internetten, sanki normal bir şeymiş gibi öyle ayılma bayılma olmadan. Kendimi yuhalıyorum ister istemez, kendime yukarıdan bakarken ve içime dönmek istemiyorum bu kadar canım yanarken.

Eşcinsel istemezük diyerekten iki erkeğin öpüşen fotolarını ya da tanga giyinmiş popolarını paylaşanlara ne demeli ya? Ben yazayım; “Aklı evvel” Madem istemezük diyorsun be aklı evvel, ne halt etmeye fotolu, popolu, iğrenç görseller paylaşıyorsun? İnsanların en çok görerek kendilerine güncelleme attığı vicdan melekesine, iki beğeni, üç goygoy için neden bu cahilliğin? Bazen istenmeyeni sergilemek, istenmeyeni kaçınılmaz yapar, en iyi ihtimalle normalleştirir.

Biz ecnebi dizilerde kadın erkek öpüşürken kafalarını başka tarafa çeviren, anne-babalarından haya eden bir nesildik. Hayırdır günahlar ve sevaplara, utanma ve haya etme, vicdan ve melekelere güncelleme mi geldi? İnsan çağdaşlaşıyor olabilir, buna bağlı olarak fikirler de değişiyordur. Ancak nasıl ki bundan 15.000 sene önce bir aslan bir ceylanla besleniyordu bugün de aynını yapıyor fıtratı gereği, rica ediyorum insanın, insanlığın da bir fıtrat olduğunu ıskalamayın, insan sadece beşerî yönleri ile değil, akli, vicdani, ruhani melekeleriyle de farklı fıtratlara sahiptir. Farkımızı ortaya koymanın en iyi yollarından biri ne mi? İşte bu sorunun cevabı bizi bizden daha iyi bilenin, bize şah damarımızdan daha yakın olanın emir ve yasaklarında bulabilirsiniz. İnsan akıl ettiği oranda insandır, yoksa herkes, hatta hayvanlar bile yiyor, içiyor, çoğalıyor, uyuyor…

Mustafa Sefa GÜVENİR

m.sefam@gmail.com

1 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Eyvah! Çocuğum yalan söylüyor!”

HIZLI YORUM YAP

1 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.