16 Nisan 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Hayâ amel ve edep

“Her dînin bir ahlâkı vardır. İslâm’ın ahlâkı da hayâdır”[1] hadîsinden, hayânın güzel ahlâkın (ve edebin) tam merkezinde olduğu anlaşılır.

“Her dînin bir ahlâkı vardır. İslâm’ın ahlâkı da hayâdır”[1] hadîsinden, hayânın güzel ahlâkın (ve edebin) tam merkezinde olduğu anlaşılır.

Altını defâlarca çizmek gerekir ki edep, îmân etmiş olanlara mahsus bir haslettir. Bunun başka bir delîli de edebin gerektirdiği hayânın da göstergesinin îmân olmasıdır.  “Hayâ îmandandır”[2] hadîsi gereğince hayâ, îmânın alâmetlerindendir. Kişiyi edepli davranmaya iten de bu hayâ duygusudur.

“Ey îmân edenler! Seslerinizi peygamberin sesinden fazla çıkarmayın, birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırmayın; sonra farkında olmadan amelleriniz boşa gider” [3] âyeti, Peygamber Efendimiz(sav)’e yapılan bir edepsizlik üzerine nâzil olmuştur. Bâzı kişiler, yüksek sesle Efendimiz(sav)’e seslenmişler ve bu davranış, âlemlerin Rabbi Allah(cc) tarafından edepsizlik olarak nitelendirilmiştir. Bu âyet gereğince, hangi ameli işlersek işleyelim, edep amelden üstündür, çünkü başta Efendimiz(sav)’in huzûrunda ses yükseltmek olmak üzere edepsizlikler, âyette bildirildiği gibi amelleri “habt” ettirir, yok saydırır, îmânı hükümsüz kılar.

Abdullah bin Mesud(ra) naklediyor: “Resûlullah bir gün: “Yüce Allah’tan hakkıyla hayâ ediniz!” buyurdu. Biz: “Yâ Resûlallah! Allah’a hamd olsun, biz Allah’tan hayâ ediyoruz!” dedik. Resûlullah: “Allah’tan hayâ etmek böyle değildir. Allah’tan hakkıyla hayâ etmek, başı ve başın taşıdığı uzuvları (kulak, dil ve göz), karnı ve karnın içine doldurduğu uzuvları haramdan korumak, ölümü ve toprak altında çürümeyi hatırda tutmaktır! Âhireti dileyen kişi, dünyâ hayâtının ziynetini bırakır. İşte, kim böyle yaparsa, Yüce Allah’tan hakkıyla hayâ etmiş olur!” buyurdu.”[4]

Efendimiz(sav) yine: “Hiç şüphesiz, Azîz ve Celîl Allah, bir kulu helâk etmek istediği zaman, ondan hayâyı çeker alır! Hayâyı çekip alınca, o kul ancak hayâsız ve menfûr olur! Menfûr olduğu zaman, kendisinden emniyet kaldırılır. Emniyet kaldırılınca, o ancak hâin olur! Hâin olduğu zaman, kendisinden rahmet kaldırılır! Rahmet kaldırılınca, o ancak lânete uğrar, mel’ûn olur! Lânete uğradığı ve mel’ûn olduğu zaman da İslâmiyet’le bağlantısı koparılır!” buyurmuştur.[5]

“Hayâ etmedikten sonra istediğini yap!”[6]

Bu üç hadisten anlaşılması gereken şudur ki, bir kişinin gözünden hayâ nûru giderse, yerine bitmek tükenmek bilmez istekler ve zevkler peşinden koşmak ve açgözlülük gelir. Nefsinin doymak bilmez isteklerine ve dünyâya yönelik hırslarına esîr olur. Bu esârette elde ettiği geçici zevklerin müptelâsı olarak hayat sürer. Amacına ulaşmak için her yolu mubâh görür. Böyle bir kişide din, îmân ve rahmet gider, yerini münâfıklığa ve lânete bırakır. Geçici zevkler için hıyânet eder, dakka başı yalan söyler, verdiği sözleri tutmaz. Meselâ, makâm mevkî için, zengin olmak için rüşvet alır, memleketini satar gibi. Bunun örneklerini Türkiye çok gördü ve hala görmeye devâm etmekte.

Edebi bilmeyi, uygulamayı ve her hâlimizde edepli olmayı, âlemlerin Rabbi Allah(cc)’tan niyâz ederiz.

Sağlıcakla kalın.

Mustafa TINMAZ


[1] Mâlik, Hüsnü’l- Hulûk 2

اِنَّ لِكُلِّ دِينٍ خُلُقاً، وَخُلُقُ الْاِسْلاَمِ الحَيَاءٌ

[2] Buhârî, Îmân 16; Müslim, Îmân 57-59

اَلْحَيَاءُ مِنَ الْإِيمَانِ

[3] Hucûrât 2

[4] Ahmed bin Hanbel, Müsned 1/387; Tirmizî, 4/637, Kuşeyrî, Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr 1/177; Asım Köksal, İslâm Târihi 18. Cilt

[5] İbn Mâce 2, 1347; Asım Köksal, İslâm Târihi 18. Cilt

[6] Buhârî, Enbiyâ 54; Edeb 78

 إِذَا لَمْ تَسْتَحْيِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ

1 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Hayallere açılan kapı

HIZLI YORUM YAP

1 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.