28 Şubat'ı düşünürken bugün - The Anatolia Post - Dünya'dan Güncel Haberler

29 Haziran 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 25°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

28 Şubat’ı düşünürken bugün

Kalkancı ve Fadime Şahin üzerinden yapılan siyaset, ardından vesayet ve dolaylı isim tamlaması gibi sinsice hayatımıza enjekte edilen 28 Şubat depreminde hepimiz göçük altında kalmıştık.

Ardından ilk ağladığım liderdi Özal, ilk nefret ettiğim yazar Emin Çölaşan olmuştu o zamanlar. Çocuk aklımla Turgut nereden koşuyor kitabını okumuştum ve Özal’ın Ailesi tarafından yapılan yolsuzluklar hakkında bir sürü şey yazılıydı içi, yanlış anımsamıyorsam hakkında yapılmış tek bir iyi icraattan bahsetmiyordu kitap.

Özal gitmişti, Mesut Yılmaz ANAP’ın başına geçince partiyi bitirdi, sanırım o dönem Yeni Demokrasi Hareketi Partisinde görev almıştım, hani şu Cem Boyner’in Partisi, sanırım çoktan Demirel’den bıkmıştım, hiç kimsede ya da hiçbirinde Özal’ın o insanı büyüleyen samimiyeti yoktu, donanım zaten yoktu. Derken sanırım 91 yılında Erbakan Hocam ile tanışmıştım. Konuşmasını dinlediğimde ağzım açık kalmıştı, bu nasıl bir zekâ ve tecrübe idi, Aydın Menderes, Şevket Kazan, Hasan Mezarcı, Recep Tayyip Erdoğan ile de tanışmıştım üstelik. İlk oyumu kullanmıştım bu isimlere, üstelik solak bir çevrede doğup büyümüş bir genç olarak, ailemden bu isimlere dair ne olumsuz ne de olumlu bir söz duymamıştım çok şükür…

Ardından yapılan algı operasyonları, Kalkancı ve Fadime Şahin üzerinden yapılan siyaset, ardından vesayet ve dolaylı isim tamlaması gibi sinsice hayatımıza enjekte edilen 28 Şubat depreminde hepimiz göçük altında kalmıştık. O küskünlüğüm ve kırgınlığımın gazıyla, yaklaşık 30 senelik seçmen geçmişimde ahirette Allah’a hesabını belki de vermek zorunda kalmayacağım tek konudur seçmen vicdan pusulam. 72 yaşındaki annem, hiçbir zaman mütesettür bir kadın olmadı ama buna karşın mütesettür kadınların haklarını savunan insanlarından oldum. Demokrasi sadece seküler kesime değil, mütesettür kesim için de olmalıydı, başkalarına açılma hakkı verdiği kadar kapanma hakkını da tanımalıydı.

Allah şahidimdir mesele benim için hiçbir zaman sağcı solcu, Kemalizm Sosyolizm, Ulusalcılık, Liberal duruş olmadı. Öyle olsaydı Kemalist bir muhitin, çoğunun sosyal demokrat olan sülalenin evladı olarak vicdanımı değil, onları dinlerdim. Tek derdim vardı, bu vatanın insanları refah görsünler, hak ettikleri değerleri bulsunlar. Ki o zamanlar Cumhuriyet okuyan bir gençtim.

En son rahmetli babam ile ani vefatından üç gün önce konuşmuştuk Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ı, henüz çok yeni Başbakan olmuştu reisimiz;

“Evlat Ne düşünüyorsun yeni hükümet hakkında”

“Başbakanlığın bahçesindeki ilk hareket bariyerleri kaldırmak oldu baba, adamlar ecdat gibi halk ile dirsek Temasına girecekler” demiştim. Ona fikrini sormuştum, ismi Fikri, fikirleri güzel babam; “evlat bu adamlar köprüden önce son çıkış ya başaracaklar ya da başaracaklar, ben umutluyum” demişti. Haklı çıktı çok şükür, şimdi görse şu günleri ne memleketi tanıyabilir ne de hatları iyice keskinleşen çevremizdeki insanları. Çünkü o zaman ki cahiller kurtulsa da cahillikten ya da farkında olmayanlar farkına daha bir varmış olsalar da cehiller daha da koyu cehiller. Ya yüzlerine tükürürdü bir daha yüzlerine bakmazdı ya da yüzlerine bakmazdı tükürmemek için. Ruhbanlığın müslümancası olmaz hatta hiçbir şeyin müslümancası Müslümanlık dışında olmaz. Yakın körleri için bir an evvel vicdan gözlüğünü takmalarını diliyorum. Bize doğruları gösteren yanlışların ta kendisi yanlışlarını umarım biran evvel görürler, çünkü artık sapla saman ayrıldı, kendimizden başka şahit edeceğimiz tek bir mesele yok ki karanlıkta kalsın. Sözün özü karanlık ışığın yoksunluğundan değil artık, gözkapaklarından kaynaklı, Allah aydınlığı vermiş ama serbest iradeyi de gözkapaklarını açması gereken kullara vermiş. Yani gerçekler bu kadar aleni ve aydınlıkken sorgulanması gereken aydınlığın kendisi değil, kapatılan gözkapaklarıdır. Çünkü aydınlığı görmezden gelmenin bahanesi görmemek de değildir karanlık da…

#MsefaG / 28 Şubat’ı düşünürken bugün

m.sefam@gmail.com

0 0 0 0 0 1
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Türkiye ve ABD gerçekleri

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 1

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

ankara escort