Affet bizi Ey Muhammed! - The Anatolia Post - Dünya'dan Güncel Haberler

25 Ocak 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a Öğle Vakti 12:13
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Affet bizi Ey Muhammed!

Müslüman halkın yaşadığı bir ülkede, adı da Muhammet olan bir delikanlı üç gündür yemek yiyemez halde ise vah bize, yazık bize, yuh olsun bize.

Fiyatlarının uygun oluşuyla bilinen köftecinin önündeyim. Acelem var, köfte alıp eve gideceğim. Sipariş vermek için sıraya giriyorum.

Önümdeki gencin kıyafetlerine takılıyor gözüm. Birbiriyle uyumsuz kıyafetleriyle genç adam herhalde yeni bir modanın öncülüğünü yapıyor olamazdı.

Zira üstü başı hem eski hem yırtık hem de kirliydi.

Dikkatli bakışlarımı kendisinden kaçıramamış olmalıyım ki tüm samimiyetiyle “Abi istersen yer değiştirelim. Aceleniz varsa sıramı verebilirim. N’olacak, ben beklerim abi.“

“Ben beklerim abi” derken yüzüne dikkatli baktım. Bakınca da içim bir tuhaf oldu. Acıdım mı, sevdim mi bilemedim. Ama sanki abi deyişine karşılık kardeşim diyesim geldi ve bir anda kanım ısındı çocuğa.

On yedi yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim gence sırasını vermek istemesinden dolayı teşekkür edip teklifini kabul edemeyeceğimi, ben de kendisi gibi bekleyebileceğimi söyleyip tekrar tekrar teşekkür ettim.

Nihayet sipariş verme sırası ona geldi. Genç, köfte siparişi vermek üzere kasada bulunan adama iyice sokulup sadece onun duyacağı çok kısık bir sesle:

–  Ekmek arası köfte ne kadar?

–  En azı 15 TL’den başlıyor.

–  Abi benim 10 liram var. Bana on liralık verebilir misiniz?

– Maalesef öyle bir şey yapamıyoruz. Menü ve fiyatlar sabit. Bizim fiyatları düzenleme yetkimiz yok, biz buranın sahibi değil, çalışanıyız.

– Abi, şey… Diyorum ki ekmeğin arasına eksik köfte koysanız yine de olmaz mı?

– Olmaz. 

Genç adam ızgarada cızırdayan köftelere son bir bakış atıp gitmek üzereydi. Kasaya doğru ilerleyip hesabı ödeyeceğimi söyledim. Zira bu üzücü diyaloğun daha fazla uzamasını istemiyordum. Kasaya içi duble köfteli, iki adet köfte ekmek ve içecek siparişi verdim.

Köfteleri almış, bahçe katında bulunan köşe masaya geçmiştik. Genç adam yüzüme bakıyor elindeki ekmek arası köfteyi ısırmak için adeta izin istiyor gibiydi.

– Buyur yiğidim, afiyet olsun. 

– Sağol abi. Kaç gündür açım.

Köfte ekmek yenilirken genç adamın iri siyah gözleri parıl parıl parlıyordu.

Yaşarmış gözlerini silme gereği duymadan yemeğe devam etti.

Adının Muhammet ve kimsesiz, sokaklarda yaşayan biri olduğunu öğrendiğimde lokmalar boğazıma dizildi.

Müslüman halkın yaşadığı bir ülkede, adı da Muhammet olan bir delikanlı üç gündür yemek yiyemez halde ise vah bize, yazık bize, yuh olsun bize.

Biz nasıl tok uyuduk acaba?

Hani komşusu açken tok yatan bizden değildi? Yoksa biz bu Hadis-İ Şerife inanmıyor muyduk ? 

Peki o zaman bu sözüne inanmadıktan sonra Peygamberin diğer sünnetlerini yapmanın bir anlamı, bir faydası olabilir miydi?

Bir Peygamber ‘benden değilsiniz’ dedikten sonra, onun hangi sünnetini işlersek işleyelim o Peygamberin ümmeti değiliz demek değil miydi? Peki bizim durumumuz nedir bu durumda?

Öyle ya Müslüman mıyız, değil miyiz, neyiz biz?

Muhammet’in hayat hikayesini dinlemek istedim ancak utancımdan, ona bakacak yüzüm olmadığından dinlemeye cesaret edemedim.

Ve daha bir kaç gün önce davet edildiğim yemekli daveti düşündüm. Biz o gün tıka basa yemek yiyip akşam soda ile şişkinliğimizi bastırrken Muhammed aç uyumuştu yani.

Hele o yüz kişiye verilen yemek ile bin kişinin karnı pek ala doyabilir, tok uyuyabilirlerdi.

Eğer bir ülkede bir insan aç kalırsa bunun vebali herkesindir. Peki ya ultra lüks otellerde, restoranlarda çöpe atılan yiyeceklerin hesabı verilmeden cennete nasıl gidilecekti acaba? 

Düşünmeden edemedim. Ve kendimi çok kötü hissettim. Durumdan kaçmak için midir acelemden midir nedir bilemem, gencin eline bir yüzlük sıkıştırıp oradan ayrılmak istedim.

Bir insan yüz liraya kaç defa bakar ki? Muhammet paraya baktı, baktı, baktı. Sonra sol avucunda tuttuğu parayı sağ eliyle birkaç kere sevdi. Sıvazladı sıvazladı, tekrar tekrar sevdi.

O anı görünce tüm soluğum kesilmiş, oracıkta resmen bitmiştim.

Veda etmek üzere uzattığım elimi bir müddet bırakmadı. “Elimden tut abi, sen de beni bırakma” der gibiydi. Resmen perişan haldeydim.

Kendisinden af dilemek, beni affet demek için bu masum eli öpmek üzere iken birden bana sarıldı. Sarıldı sarıldı, sımsıkı sarıldı. Sanki yıllardır evlat ile baba birbirini görememişte yeni kavuşmuşlar gibiydik.

Hiçbir zaman bir daha aynı hisleri hissedemeyeceğim kadar duygu ile doldum.

Evet, biz bu çocukları koruyup kollamadan, bu ülkedeki yoksulları gözetmeden ne bu dünyada ne de ahirette huzur bulamayacağız.

Peygamberimiz Hz. Muhammed’e cennette komşu olmak istiyorsak, bizim önce çevremizdeki Muhammetlere komşu olmamız gerekiyor.

Hz. Muhammed’e (SAV) özür beyan etmeden önce komşumuz Muhammedlerden özür dilemeliyiz.

H. İbrahim ÇORAKLI

0 0 0 0 0 1
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Ve insan haddini aşıyor

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 1

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

ankara escort