Ömer Taşdemir, Author at The Anatolia Post - Dünya'dan Güncel Haberler

25 Ocak 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a Öğle Vakti 12:13
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Ömer Taşdemir

Ömer Taşdemir

09 Aralık 2021 Perşembe

DIŞ MİNNAKLAR!

DIŞ MİNNAKLAR!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Elinde atom bombası var!.

İki şehri bombalamış yüzbinlerce hatta milyonlarca insanı öldürmüş ve sakat bırakmışsın.

Bütün dünyaya korku salıp kendi çıkarın için yüzlerce üs kurmuşun.

Bütün kurum ve kuruluşları kendi emrin altında olacak şekilde kurgulamışsın.

Bütün parayı ve finans sistemini kontrol ediyorsun.

İstediğin ülkeyi işgal ediyorsun.

İstediğin adamını ülkenin başına getiriyorsun. Getiremediğini de darbe ile indiriyorsun.

Kendi paran altınla eşitken kaldırıyorsun ki istediğin kadar para basıyorsun.

Hatta Ortadoğu’da kendi yerleştirdiğin adamlara petrolü ve gazı dolarla satacaksın emrini veriyorsun.

Yetmiyor!

Bütün silahları üretip satmak için her yerde karmaşa çıkartıp terör örgütlerini icat edip sana biat etmeyen ülkelere musallat ediyorsun.

Karmaşa ve savaş çıkardığın ülkelerde tüm madenleri yer üstü zenginliklerini sömürüyor, çocukları, kadınları, uyuşturucuyu satıyor bunları da insan hakları ve demokrasi adına yapıyorsun.

Bütün pisliklerini satın aldığın sosyal medya, sinema ve TV’ler, film ve kültür emperyalizmi ile örtbas edip güzel paketler içinde dünya halklarına algı operasyonları ile inandıracak şekilde sunuyorsun.

Fakat bütün bu vahşi açgözlü, alçak, insanlık dışı fikirlerinizin bir gün Haktan ve adaletten yana olan bir milletin başkaldırması ve kendi gücünü fark etmesiyle bozulacağını da biliyorsun.

Çünkü;

ALLAH, her firavunun karşısına bir MUSA çıkartır.

Ve sen dünyanın baş belası şeytanın kölesi zihniyet!

Unutma!

ALLAH İNANLARLA BERABERDİR.

Şeytanın KÖLELERİ İLE DEĞİL!

Devamını Oku

Çok mu zor bu vatanı sevmek?

Çok mu zor bu vatanı sevmek?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Nesiller boyu dinlediğimiz kahramanlıklarda, destanlar ve anlatımlarda ifade edilen en büyük ortak değerler; devlet için, vatan için, inancı için savaşan, mücadele eden insanlardı.

Biz binlerce yıldır atalarımızın bütün boyları, halkları derleyip toparlayıp devlet kurduğunu ve bu birlik ile beraber büyük devletler, imparatorluklar kurulduğunu dinledik ve öğrendik.

Birinci Dünya savaşından sonra kurulan son devletimiz ile de hem bağımsızlık hem de cumhuriyeti kazandık.

Cumhuriyet dönemi çok zor geçti özellikle Atatürk’ün ölümüne kadar olan tarihsel süreçlerin çok sancılı olduğunu herkes yaşadı.

Bitmiş ekonomik bir imparatorluk bakiyesi, darmadağın bir ordu,

Darmadağın etnik gruplar, yoksulluk ve yokluklar içinde yeni kurulan bir devlet.

Bütün bu olumsuz şartlara karşı yine devletimiz, milletimiz, lider ve yönetim kadromuz ile birlikte,

bu ülkeye ayağa kalktı. Kendi yağıyla kavrulup, bir çok sorunu teker teker yoluna koydu ve her gelen mutlaka ülkeye bir şeyler kattı ve günümüze kadar geldik.

Bütün bu süreçte bizi yönetenlerin liderlerin en önemli özelliği VATANSEVERLİK ‘di.

“Söz konusu vatansa gerisi teferruat“ diyen MUSTAFA KEMAL ATATÜRK  de dahil olmak üzere bütün devlet adamlarımızın en büyük gayesi devletimizin ve vatanımızın bölünmez bütünlüğünü korumak, muasır medeniyetler seviyesine çıkarmaktı.

Bütün bunlar, geçmiş kahramanlıklar, destanlar liderler ve yaptıkları ortada iken;

Bizim bazı siyasetçilerimiz kardeşi dağda PKK’lı teröristin komutanlığını yapar.

Bir çok siyasetçimiz de bu kardeşi PKK’da a olup da partisinin tamamen

terörist Kandil tarafından yönetildiğini açık açık anlatmıştır.(Demirtaş)

Bütün bunlara rağmen; bir parti lideri HDPKK’nın desteğini almak için çırpınıyorsa sorun var demektir.

Bir diğer belediye başkanı Diyarbakır’a kayyum atandığı için halay çekmeye gitti düğünde destek için,

bir diğeri kahvaltı sözü verdi,

bir diğeri de o (Demirtaş) masumdur neden içerde yatıyor der.

Ona oy veren seçmenleri de bunu hiç sorgulamaz sadece başımızdaki bir gitsin de kim gelirse gelsin

diye davranış sergilerse bunun adına siyaset değil İHANET  denir.

Ve çok sevdiğimiz bütün liderler devleti birleştirmenin, vatanı korumanın, halka hizmetin peşinde olmuştur. Muhalefet yapacağım derken devlet ve din düşmanlarıyla oturup kalmak desteklemek politika değil İHANETTİR.

Aslında tek istediğimiz bu vatanı, bu halkı ve bu devleti seven siyaset  görmek

Sadece bunu istiyoruz “ÇOK MU ZOR VATANI SEVMEK” ?

Devamını Oku

Türkiye’de muhalefet olmanın dayanılmaz hafifliği

Türkiye’de muhalefet olmanın dayanılmaz hafifliği
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu ülkede yetmiş yıldır maalesef aynı muhalefet var.

Zihin kodları hiç değişmemiş bir muhalefet.

Arkasına sığındığı liderden sonra bir tane lider çıkaramamış, laiklik adı altında gizli İslam düşmanlığı yapan, kendi yaşam tarzı dışında olan herkesi dışlayan, faşistlik yapan bir muhalefet.

Hizmet adına, insanlık adına, ülke adına kayda değer bir eser bir hizmet bırakmamış bir muhalefet.

İnsanlara o kadar umut vermediği içindir ki senelerdir hep muhalefet.

Yıllarca hazineden yani vatandaşın vergilerinden maaş alıp, sövmekten ve boş konuşmaktan başka bir şey de yapmayan muhalefet.

Nasıl olsa hiçbir sorumlulukları olmadığı için istedikleri gibi yıkıcı sözlerle saldıran Türkiye düşmanları ile aynı çizgide siyaset yapan muhalefet.

Türkiye de muhalif olmak, muhalefet yapmak o kadar konforlu bir şey ki.

Hem çok rahat iş bulursun, hem ciddi bir azgın kitleyi arkana alırsın, hem demokrat, hem modern, hem de batılı olursun hele İzmir marşını ve 10.yıl marşını da ezbere biliyorsan senden iyisi yok.

Devamını Oku

Fon dip!

Fon dip!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Malum ABD başkanı Biden aday olduğu vakit gazetecilerle yaptığı toplantıda; “Türkiye’de muhalefeti desteklemeli ve cesaretlendirmeliyiz çünkü Erdoğan bizim istediklerimizi yapmıyor, ama askeri darbe ile denedik olmadı medya ve muhalifleri diğer parasını verip yaratıp büyüttüğümüz terör örgütlerinin de desteği ile seçimlerde bizim istediğimiz adayı seçilmesini sağlamalıyız” demeye getirdi, hatta dedi.

Bu hedef doğrultusunda birçok FON birçok medya mensubuna ve işlerine yarayan herkese -yeter ki Erdoğan’a, Türkiye’ye ve İslam’a düşmanlık yapsın- para aktardı yani satın aldı.

Aa bir de şaşırıyorsunuz… Bu parayla Türkiye de FONLADIKLARI bir sürü kesim var zaten.

Gezi olaylarında bunu yaşadık ve gördük gazeteciler, medya çalışanları, örgütler, dernekler, STK’lar “sanatçı” lar siyasetçiler ve hatta asker, polis devlet görevlisi bir sürü unsur vardı.

15 Temmuz’da da zaten bu ruhu ve bedeni satın alınmış mankurtlaştırılıp birer robot haline getirilmiş  vatan hainleri ile ülkeyi parçalamaya çalışmadılar mı?

Eğer biz dik durup ülkemize, devletimize, liderimize sahip çıkmaz algılara yenik düşüp bu hainlerle her mecrada savaşmazsak 2023 seçimlerinden sonra yaşanacak bir ülke bile bulamayabiliriz.

Bunu az ötemizdeki ülkelerde yaşanan zulümlerden ve katliamlardan anlamalıyız.

O yüzden tehlike çok büyük! Çözüm ise desteğini dışardan alanlar yerine, bunlara pabuç bırakmayan liderine sahip çıkmaktır. Yoksa bunlar hepimizi bu satılıklara “FON DİP” yapıp içerler.

Ömer TAŞDEMİR

Devamını Oku

Bin yıl sürmeyen 28 Şubat!

Bin yıl sürmeyen 28 Şubat!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“Bin yıl sürecek” demişti 28 Şubat’ta muktedir olan zinde güçler.

Özellikle Rahmetli Turgut Özal’ın ölümü ile ortaya çıkan siyasi ve ekonomik kaos ve krizin en yoğun yaşandığı dönem olan 1991-2001 yıllarında muktedir olan güçler 1980 askeri darbesi ile ele geçirdikleri ülkenin yönetimini 1983 yılında hiç beklemedikleri halde mecburen halkın seçtiği dindar ve Kürt kökenli bir devrimci olan Özal’a bırakmak zorunda kalmışlardı.

Bir de Rahmetli Özal Cumhurbaşkanı da olunca; ülkenin 2 gücü olan başbakan ve Cumhurbaşkanlığı makamı istemedikleri bir fikre ve dünya görüşüne sahip halkın desteklediği Özal’a ve partisine geçmişti bu durum İSLAM DÜŞMANI olan Batı dünyasını ve içimizde ki batı hayranı, İSLAMA uzak kesimi alarma geçirdi.

Bir de üstüne üstlük 1994 yılındaki seçimde İstanbul gibi ülkenin en büyük şehrinin Rahmetli Erbakan hocanın en iyi öğrencisi olan Sayın Erdoğan tarafından kazanılması ve 2-3 yıl içinde kentte çok büyük başarı elde edilmesi birilerinin alarm seviyesini “KIRMIZI” seviyeye ulaştırdı.

Aslında ne güzel bir şekilde (!) Anavatan Partisini etkisiz hale getirmiş, iktidardan düşürmüş, Özal’ı da zehirlemiş ve ülkenin yönetimini kendi kontrollleri dışında birilerinin eline geçmesini engellemişlerdi.

Ama hesaba katmadıkları bir şey vardı ; “HALKIN TERCİHİ”… Türk Halkı her zaman kahir ekseriyetle dindar, muhafazakâr, manevi değerlerine saygılı, demokrat ve çalışkan liderleri seviyor ve onlara arka çıkıyordu.

Tıpkı Rahmetli Menderes’e, Erbakan’a, Özal’a sahip çıktıkları gibi Erdoğan’a da sahip çıktılar.

Fakat bu destek kesilmeli ve muhafazakâr halk cezalandırılmalıydı ve süreç başlatıldı.

Önce MGK’da alınan kararlarla Erbakan hükümetten istifa ettirildi, Sincan’da tanklar yürütüldü.

Sonra hiçbir suç bulamayıp sadece bir şiir okuduğu için Erdoğan hapse attırıldı.

Sonra Müslüman avı başladı ve İRTİCA korkusu pompalanmaya başlandı. İmam Hatip okullarının katsayısı zulmü, başörtüsü yasağı, askeriye ve emniyette dindar insanların kovulması gibi medya ve TV’lerde çirkin yayınlar başladı.

Bugün kendilerini hoş görülü birer demokrat olarak lanse eden duayen gazeteciler; UĞUR DÜNDAR, FATİH ALTAYLI, EMİN ÇÖLAŞAN o zamanların en azılı FAŞİST MÜSLÜMAN DÜŞMANLARI idi.

Ama artık halk büyük bir güçle bu acı günleri geride bıraktıracak liderini seçti ve seçilen lider 20 yıldır ülkeyi her anlamda geliştirdi. Bugün Türkiye dünyanın ileri medeniyeti sayılan tüm devletlerle yarışa girebiliyor ve hatta ülkemiz, bu lider sayesinde onları geçebilecek hale geldi çok şükür. Bugün 28 Şubatçılardan birçoğu asker 14 kişinin yargılandıkları davada rütbeleri söküldü. ALLAH BÜYÜKTÜR!

RABBİMİN DEĞİRMENİ YAVAŞ ÇALIŞIR AMA İNCE ÖĞÜTÜR.

Ne demişler “KESER DÖNER SAP DÖNER, GÜN GELİR HESAP DÖNER”

Ömer TAŞDEMİR

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

ankara escort