16 Nisan 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Yasemin Ataker

Yasemin Ataker

05 Mart 2021 Cuma

Rumi

Rumi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tezhip sanatı çiçek motiflerinden oluşan, doğayı bire bir yansıtma değil de, biraz hayal gücü ile, doğanın ve çiçeklerin ahengini iki boyutta taşıyarak dallar üzerinde seyrine doyulmaz eserler üreten bir sanattır.

İnsanlar varoluşlarından bu yana temel eğilim olarak süslemeyi hayatlarının her alanına yerleştirmeye başlamışlardır. Bu tutum insanların sosyal ihtiyaçlarından biri haline gelmiştir. Toplum olma yolunda ilerleyen insanlık, toplum, boy ve ulus olma süreçlerinde, süsleme unsurlarını, o bölgenin milli karakter ve bölge insanlarının kendilerine has zevklerini şekillendirerek ortaya çıkarır. Zaman içerisinde gelişen süsleme ihtiyacı, doğayı artık bire bir değil, üslüp katarak gelişimini sürdürürken, soyutlaşmış nitelikte olan bitkisel formların yanı sıra, hayvan figürlerinden soyutlaşarak gelişimi sürdüren bir motiftir rumi.

16/1 oranında daire formunda klasik rumi motifi kullanılarak hazırladığım, helezonları iç içe geçirerek pafta oluşturan bir sistemde tasarlanan kompozisyon örneği.

Rumi motifi çiçek motiflerine göre daha fazla üsluplaşmıştır. Örneklere bakıldığında, erken dönem rumi motifinin hayvan figürü çıkışlı olduğu görülse de bazı kaynaklarda bitkisel motiflerle aynı kategoride anıldığını görüyoruz. İlk örneklerde motif, bazen bir hayvan kanadı, bazen de kuyruk veya hayvanın bedeni olarak karşımıza çıkar.

Klasik renkli tarz tekniğinde hatayı grubu motifler arasında bulunan rumi paftalar kullanarak hazırladığım, besmele levha tezhibi.

İslamiyetin kabulu ile, rumi motifi çok farklı bir görünüme ulaşmış, hayvansal görünüm tamamen yok olmuştur. Ancak onu bitkisel bir forma bağlayacak hiçbir ipucu da yoktur. 13. ve 14. yüzyıllarda Anadolu Selçuklu eserlerinde, tamamen üsluplaşmış bu motifin, hayvan figürleri arasında uygulanması da hayvan kökenli oluşunu doğrular.

Rumi motifi bağımsız bir üslup ve tarz içinde gelişen bir motiftir. Diğer motif gruplarından bitkisel motifler ile birlikte kullanılan rumi motifini, bir hatayi motifi ile aynı sap üzerinde çizemeyiz. Tasarım içerisinde ayrı bir şebeke üzerinde varlığını sürdürme mecburiyeti vardır. Rumiyi tasarımın temel unsuru yapan nokta, zengin ve bağımsız olarak bir itibar kazanmış üslupta olmasıdır. Sanatın her dalında müstakil olarak kulanılabilen, kompozisyon tipleri arasında rumili desenin ayrı bir önemi vardır. Bu da bir motife tek başına üslup sıfatı kazandırır.

Türklerin ilk yerleştiği bölge olan Altay Dağları’ndan, Orta Asya’ya kadar uzanan çeşitli bölgelerde devletler kurmuşlar ve büyük bir medeniyet meydana getirmişlerdir.

Türkler arasında çok sevilip benimsenen, İslamiyet’in kabulünden önce daha çok hayvan mücadele sahnelerinde birlikte yer almış rumi motifi, 9. yy. sonundan itibaren üslup ve kompozisyon içerisideki yeri ile klasik halini almaya başlamıştır. Türk sanat zevkinin ve kültürünün ürünü olarak devam etmiştir.

Rumi’nin kelime manası, “Anadolu’ya ait” demektir. Bunun sebebi, Roma İmparatorluğu’nun Anadolu Yarımadası’nda hüküm sürdüleri sırada bu bölgeye “Diyar-ı Rum” denmesidir. Bu sebeple motife bu isim yakıştırılmıştır. Doğu Roma İmparatorluğu’nun himayesinde olan Anadolu, “Diyar-ı Rum”; bu topraklarda bulunan kişi ve konularda “Rumi” olarak isim almıştır. Konya’yı başkent yapan Selçuklu Devletine “Selacıka-i Rum” denmesi de aynı sebeplerdendir.

MA. Yasemin ATAKER

Geleneksel Türk Sanatları Sanatçısı

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.