Bir hayat kaç bavula sığar? - The Anatolia Post - Dünya'dan Güncel Haberler

Beşiktaş escort Etiler escort Nişantaşı escort

07 Aralık 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

ataşehir escort
a İmsak Vakti 05:27
İstanbul 11°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Bir hayat kaç bavula sığar?

Ellerinde bir bavul, en azından savaş nedeniyle ölmeyecekleri bir yerlere gitmek isteyenlerin seyr-ü seferini takip ediyoruz fotoğraflardan. Yüzlerde bir sürü duygunun izi var: Yorgunluk, umutsuzluk, korku, endişe, uykusuzluk, merak ve daha nicesi.   

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşın 40’ıncı gününe geldik. Bu sürede Birlemiş Milletler rakamlarına göre 4 milyon 176 bin kişi bir şekilde başka ülkelere geçti. Yani dünyanın 4 milyondan fazla yeni mültecisi oldu 40 günde. Tabi bu rakamlar sadece bilinenler. Kendi imkanları ile bir şekilde Ukrayna’dan ayrılanların kaç kişi olduğunu bilmiyoruz.

Biz, siz, yaşananları sıcak evlerinde, ellerindeki çay ya da kahvelerini içerek, kuruyemiş yiyerek, bir yandan çocuğunun başını okşayarak seyreden milyonlar bunu çok da anlayamayız değil mi?

Bir insanın evinden, yurdundan, köklerinden, doğduğu büyüdüğü topraklardan  ayrılmak zorunda olması nasıl bir duygudur? Bir daha ülkesine dönme, döndüklerinde bıraktıklarını bulma umutları var mıdır acaba gidenlerin?

Şimdilik 40 günlük olan savaşı sahada izleyen gazetecilerin dışında gelen fotoğraflara uzaktan bakan bizler üzülmenin dışında, empati kurmaya çalışıyoruz savaşın mağdurları ile. 

Her gün onlarca fotoğraf akıyor Ukrayna’dan. Yanmış yıkılmış binalar, bu binalarda kurtarma çalışması yapan ekipler, can havliyle oradan oraya koşturan insanlar… 

Ve tabii ellerinde bir bavul, en azından savaş nedeniyle ölmeyecekleri bir yerlere gitmek isteyenlerin seyr-ü seferini takip ediyoruz fotoğraflardan. Yüzlerde bir sürü duygunun izi var: Yorgunluk, umutsuzluk, korku, endişe, uykusuzluk, merak ve daha nicesi.   

Bu fotoğraflara bakarken ellerinde birer valiz ile sonu belirsiz bir yolculuğa çıkanları görünce istemsiz bir şekilde “Demek ki insanın hayatı bir bavula sığabiliyormuş” diye düşünmeden edemedim.

Çok değil 40 gün önce normal rutininde devam eden hayatlarında her birinin vazgeçemeyecekleri vardı. İlla ki kendisinin oturduğu bir koltuğu, en sevdikleri diziyi izledikleri bir televizyonları, değerli halıları, kristal avizeleri, kütüphaneler dolusu kitapları, takıları, tokaları, uğurlu ayakkabıları, çocuklarının o olmazsa uyuyamayacağı oyuncakları vs vs.

Ama iş hayatı kurtarmaya gelince hepsi geride bırakılıp sadece 1-2 günlük kıyafetin içine atılıverdiği bavullarla, nerede biteceği belli olmayan, sonunda nelerin beklediğini bilmedikleri yolculuğa çıkılabildi hemencecik.

Hayatları bir bavula sığdı milyonlarca kişinin. Sadece giysileri ile yola çıktılar. İstisna olarak bazılarının ellerinde çocuklarının oyuncak ayısını gördük, kucaklarında evcil hayvanlarını taşıyanları da…

Onun dışında kimse vazgeçilmez sandığı pek çok şeyi alamadı yanına. Bunun için ne zaman vardı ne de her şeyi içine alabilecek kadar büyük valizler…

Yani Ukrayna’daki büyük göç şu gerçeği ortaya çıkardı: Hayatımızdaki detaylar can söz konusu olduğunda önemsiz hale geliveriyor. Onlarsız da yaşayabiliyoruz. Onlar olmadan ölmüyoruz yani. O ayakkabıyı giymesek, o tokayı takmasak, değerli İran halılarımız, servet değerinde mobilyalarımız olmadan da sade ve yalın bir şekilde yaşayabiliyoruz aslında.

Evler dolusu eşyaya ihtiyacımız yok, yaşamımıza yetecek kadardan fazla paraya ihtiyacımız yok, lüks dairelere ihtiyacımız yok, saatte 300 km. yapan lüks araba(lara) ihtiyacımız yok, sadece barış içinde yaşayabileceğimiz bir vatana, sağlığa, korkmadan uyumaya, mutlu uyanmaya, sevdiğimizin elini tutmaya ihtiyacımız var günün sonunda…

Sahi sizin hayatınız kaç bavula sığar?

2 1 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Adil barış

HIZLI YORUM YAP

2 1 0 0 0 0
ankara escort escort ankara