“İsmaillerini kurban edenler kurtulacaklardır” (4) - The Anatolia Post - Dünya'dan Güncel Haberler

25 Ocak 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a Öğle Vakti 12:13
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

“İsmaillerini kurban edenler kurtulacaklardır” (4)

Melek arabadan inip ona koşup sarıldı, hıçkırıklarına engel olamıyordu. Sevda hoca kuzum ne oldu sana diye onun yüzüne bakmak isterken Melek, Sevda hocanın kollarında bayıldı ve adeta boş bir çuval gibi yere seriliverdi. Tutamadı onu Sevda hoca ve ağlıyordu.

Melek arabadan inip ona koşup sarıldı, hıçkırıklarına engel olamıyordu. Sevda hoca kuzum ne oldu sana diye onun yüzüne bakmak isterken Melek, Sevda hocanın kollarında bayıldı ve adeta boş bir çuval gibi yere seriliverdi. Tutamadı onu Sevda hoca ve ağlıyordu.

-Melek, Melek ne oldu sana kuzum demekten başka bir şey yapamıyordu. Hemen Melek’i kucakladım, Sevda hoca yol gösterdi ve lojman olarak kullanılan okulun karşısındaki binanın birinci katındaki dairesinin kapısını açtı. Melek’i Sevda hocanın yatağına yatırdık. Sevda hoca kolonya ve su getirdi. Boynuna, bileklerine, burnuna kolonya müdahalesi yaptıktan dört beş dakika sonra kara gözleri aralandı Melek’in.

 “Dünya savaşını durdurmuşum, bütün açları doyurmuşum, iyilik için gereken her şeyi yapmışım gibi bir –var olmanın dayanılmaz hafifliği- boyutuna çıktığımı hissettim.”  Çok sevindim Melek’e bir şey olmamasına  emanetti çünkü. Gelip soru sorarak aslında sığınmıştı; yardıma ihtiyacım var demenin bir başka yoluydu bu tavrı, geri çevrilemezdi. Kutsal kitabımızda da emir bu yöndeydi

 –“Kadınlar size emanettir…” Ne ağır bir sorumluluk olduğu çoğu zaman anlaşılamamış ciddi bir mesele, geri çevrilemeyecek bir sığınma olduğundan sevinmiştim Melek’e bir şey olmayışına. Gereksiz bir sahiplenme olarak kabul edilecek olan bu tutumumun anlaşılmasını, takdirini hiçbir zaman beklemiyordum, bekleyemezdim bu bir emirdi. Emri kabul eden makamı ilgilendirirdi ve yeterliydi. Melek’in mırıldanması bomba gibi patladı kulaklarımızda;

 -“Beni öldürecek, beni öldürecek” diyordu. Sevda hocanın yüzü bembeyaz oldu orada düşüp öleceğini sandım bir an. Sevda Hoca saçlarını okşadı Melek’in ve

-“Sen bunları düşünme benim yanımdasın sana kimse bir şey yapamaz biliyorsun” diyor saçlarını okşamaya devam ediyordu.

Melek’in yüzünde çocukça bir saflıkla tebessüm oluşuyor, arkasından gözyaşları geliyordu. Biraz sakinleşince Sevda Hoca ona biraz su içirdi. Melek güçlü bir kadındı bunları atlatacaktı, ancak ölümle herkes yüzleşemezdi, bir silahın karşısına geçip durmak cesaret isterdi. Ölüm korkusu bir insana her şeyi yaptırabilirdi. Melek en güvendiği insanın yanına Sevda Hocaya sığınmıştı. Sevda Hoca yine saçlarını okşayarak üzülmemesini her şeyin düzeleceğini söylerken dudaklarını Melek’in yanağına yapıştırmıştı.

Melek

-“Tamam sevgili dostum can arkadaşım biliyorum” diyebildi bitkin bir halde. Sevda Hoca “Canım sen biraz, uyu ben de sana yemek hazırlayacağım” dedi. Melek ana kucağı gibi kendini güvende hissettiği için çoktan uykuya dalmıştı. Tebessüm etti Sevda Hoca. Başıyla kapıyı işaret ederken bende hemen odadan dışarı çıktım. Kapıda sessizce vedalaştık bana gelişmeleri haber verecekti. Güzel dileklerimi iletmesini isteyerek oradan ayrıldım. Kontağı çevirirken aklımdaki tek şey Melek’in dudaklarından dökülen korku dolu sözlerdi ; “beni öldürecek”……. Buna müsaade etmek mümkün müydü, asla.

Gönen merkeze sürdüm, arkadaşım Hasan’ın yanına gittim. Uzun zamandır görüşmediğim hakiki dostlardan biriydi Hasan. Bir köftecide oturduk.  Gönen’in kekik yaylalarında otlamış kuzu dana karışık hazırlanmış ızgara köfteleri yemeğe başlamıştık, çok acıkmıştım neredeyse konuşmayı unutmuştum ki Hasan:

 – “Hangi rüzgar attı seni buraya dediğinde çatalımı tabağın kenarına bırakıp Hasan’ın yüzüne baktım. Suratımdaki ifade bir fethe çıkan cengaver tavrı mı taşıyordu ben mi çok abartılıydım bilemem Hasan gözlerini açarak neredeyse çığlık atar gibi,

-“Eyvahlar olsun durum çok ciddi öyle mi” dedi daha ben bir şey söylemeden. Sadece üçüncü dünya savaşı dedim.

 – Tamam planı anlat dedi Hasan. Biliyordu çıktığım yoldan dönmeyeceğimi. Bir çırpıda dünya fotoğrafını önüne koydum. Hasan allak bullak olmuştu yüzünde kaygıdan dalgalar met cezir yaşıyordu. Bir süre ne diyeceğini bilemedi.

– “Evet haberlerde dünyada ve ülkemizde yaşanan salgını biliyor, takip ediyoruz ama hiç bu açıdan düşünmemiştim” dedi.  Ona anlatmaya başladım. Programımızda cami imamından milli eğitim müdürüne kadar bir sürü görevli vardı. Bunlardan ne kadarı bizimle aynı fikirde olacaktı çok endişe vericiydi, ama yapılması bu görevlilerin desteklerinin kazanılması gerekiyordu.

Hasan;

-Hadi o zaman harekete geçelim dedi ve yola koyulduk.

(telif hakları yazara aittir muammergece@gmail.com)

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Affet bizi Ey Muhammed!

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

ankara escort