Mektubun var (Bölüm 5) - The Anatolia Post - Dünya'dan Güncel Haberler

25 Ocak 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a Öğle Vakti 12:13
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Mektubun var (Bölüm 5)

Caddeleri geniş gibi görünen,  bitişik binaların içinde,  insanların duygularının hayalleriyle birlikte kaybolduğu bu küçük ilçenin sokaklarında konuşmadan yürürken bir ambulansın yürekleri hoplatan sesi kendi meselemizi unutup sağlık ekiplerinin müdahale etmeye geldiği tarafa yöneltti bizi.

Önce cami imamına gittik, Karadeniz’in direkt Allah’a bağlıyız biz diye övündükleri yerdendi hoca. İkna edebilmek için üç laz fıkrası ve bir Karadenizli evliya kıssası anlattıktan sonra meseleyi anladı. Önemli bir gelişmeydi hocanın desteği, bütün vaazlarında anlatacaktı, çok heyecan vericiydi, çocuklar gibi sevinçliydim hocanın yanından ayrılırken. Hasan her zamanki soğukkanlı tavrıyla “şimdi milli eğitim müdürlüğüne gidelim” dedi ‘tamam’ dedim.  Müdür tam memur kafasında bir adamdı. İkna olması mümkün olmayan modellerden, onu da memuriyetin milli bir şuur taşıması gereğinden ikna etmeyi başardık. Çok heyecan vericiydi milli bir dava olduğuna inandığım projem başarıya doğru ilerliyordu. Yapmam gereken her şeyi sonuna kadar yapmaya kararlıydım.

Caddeleri geniş gibi görünen,  bitişik binaların içinde,  insanların duygularının hayalleriyle birlikte kaybolduğu bu küçük ilçenin sokaklarında konuşmadan yürürken bir ambulansın yürekleri hoplatan sesi kendi meselemizi unutup sağlık ekiplerinin müdahale etmeye geldiği tarafa yöneltti bizi. Kırk beş yaşlarında mahallenin berberi iki çocuk babası Çağdaş sedyenin üzerine sağlık görevlileri tarafından yatırılıyordu. Gözleri kapalı, benzi solgun nefesi gitmek üzere bir hali vardı. Sanki son dakikalarını yaşıyor da tek dileği çocuklarına eşine son kez veda etmek isteyen bir yüz ifadesiyle hareketsiz yatıyordu sedyede. Kalfası yanında telaşla sağlık görevlilerine “bir saat kadar önce hastaneden dönmüştü, -75 derece de korunan aşıdan olup gelmişti ustam iyi görünüyordu fakat aniden fenalaştı hiçbir şey yapamadık lütfen ustamı kurtarın” diyordu. Oksijen maskesi yüzüne yerleştirilen berber Çağdaş kolunda serum, arkasında endişeli dostlarını bırakarak ambulansın o yürek hoplatan sesiyle birlikte olay yerinden ayrılarak aceleyle hastaneye gitti.

Hasan’la birbirimize bakakaldık. Aşının böyle bir sonucunu haberlerde hiç görmemiştik. Üstelik berber Çağdaş’ın haberi de geçmedi medya kanallarında. On beş gün sonra mezarlıkta cenazesizini defnederken kalabalık arasında birkaç kişi biraz homurdanır gibi oldu yöneticilere. Dünya Sağlık Örgütü’ne öfkelerini ifade etmek istedilerse de ortam hiç müsait değildi.

Mezarlıktan çıkarken mesaj geldi telefonuma, yemek yedi kendini toparladı diyordu Sevda hoca.  Kalbim duracak gibi oldu, neden bu kadar sevindiğimi sordum kendime hiç tanımadığım gizemli bir kadının kendine gelmesi iyi olmasıyla ne ilgim vardı? Bana bu garip duyguları neden yaşatıyordu? Ağlaması, psikoza girmesi, Sevda hocaya “beni öldürecek” diye bayılması onun bir tehlike içinde olduğunun gösteriyordu, beni içine çeken bu bilinmezlik atacağım adımlarda netlik kazanacaktı.

“Hasan bir saat sonra belediye binasında bulaşalım başkanla görüşeceğiz ben şimdi gidiyorum” dedim,  başıyla onayladı. Aracıma bindim. Gönen sokaklarında samimi korumacılığın; esnaf dükkânları küçük pazar tezgâhlarında açığa çıktığı sıcaklığın içinden geçerek okula ulaştığımda okulun önünde park etmiş camlarıyla birlikte her tarafı siyah bir minibüsün alelacele kontağa basıp uzaklaştığını gördüm. Camlar siyah olduğundan içindekileri göremedim kenara çekip inmeden Hasan’a plakayı mesaj atıp araştırmasını istedim. Kafamdaki dünya ve ülkemin fotoğrafı beynimi yakar derecede hızlı hareket ediyordu.          

(telif hakları yazara aittir muammergece@gmail.com)

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Maç başlamadan yediğimiz gol

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

ankara escort