Emin… - The Anatolia Post - Dünya'dan Güncel Haberler

29 Haziran 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 25°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Emin…

Muasır medeniyetlerin üzerine çıkmayı hedefleyen ülkemizin her alanda iyi yetişmiş insan gücüne ihtiyacı var. İnsan en önemli güç, en önemli kaynaktır. İyi, yetişmeli ve doğru yönlendirilmelidir. 

Emin olun çok düzgün bir delikanlıdır Emin. 

Mert, yiğit, çalışkan ve aklında olanın dilinde olduğu, bildiği ile söylediği arasında mesafenin olmadığı bir delikanlıdır o. 

Örneğin sözlü imtihanlarda bilmediği bir soruya bilmiyorum diyebilen, biliyordum da hocam heyecandan hatırlayamadım gibi dolaylı yalana baş vurmayan dobra bir yiğittir Emin. 

                               *   *   *

Gece saat 23:30 sularıydı. Telefonum çaldı. 

– Hocam ben Emin,

– Buyur Emin, 

Hocam yüzünüzü görmek istiyorum. Evinizin önüne geleyim, bir iki dakika sizi görmek istiyorum. 

– Hayırdır Emin, sesin iyi gelmiyor. Neden ağlıyorsun, kötü bir şey mi oldu. 

– Gelince anlatayım hocam. 

Yirmi dakika sonra buluşma yerine geldi. Beş yıldır görmediğim için tanımakta zorlanacağımı düşünüyordum. Ama düşündüğüm gibi olmadı. Karşıdan geldiğini görünce kollarımı açtım, sarıldık. Sarılırken de hıçkırıyor, ağlamayı sürdürüyordu. Yirmi beş yaşında, bir seksen boyunda aslan gibi delikanlı hüngür hüngür ağlıyordu. Öyle sarılmıştı ki ilk o ayrılsın diye bekledim. Başını omuzuma bırakmış, hıçkırıkları kalp atışlarını artırmıştı. Nefes alış verişlerini iç çekişleri kesiyordu. Hislendim. 

Emin on yıl önce okuttuğum eski bir öğrencimdi. Aradan yıllar geçmiş, koskocaman adam olmuş, saç sakal bıyıklı haliyle gürbüz, yetişkin bir adam olmuştu.

Kış günü geç saatte ne eve buyur edebildim ne de bir kahve ya da kafeye gidebildik. En iyisi arabanın içinde konuşalım dedim kabul etti. 

Beş yıl ilk okul, üç yıl orta okuldan sonra hafızlık ve Arapça okumak üzere üç yıl Kuran kursunda okumuştu. Dışardan dört yıl imam hatip lisesini okuduktan sonra iki yıl da ilahiyat ön lisans eğitimi almıştı. Son olarak bir yıl da Kuran eğitim merkezinde imamlık hazırlık kursuna gitmiş, açılan imamlık imtihanına baş vurmuştu. 

Yaşı gereği sözlenmiş, ancak düğününü hayali olan imamlık görevini aldıktan sonra yapmaya karar vermişti. 

İşini bulmadan eşini bulmuş olsa da önceliğini işine vermişti. Yani önce hoca, sonra koca olacaktı. 

Açılan imtihana girmiş, kendi durumunda olan arkadaşlarıyla birlikte sonuçların açıklanmasını bekliyordu. Hatta haberleşmek amacıyla bir whatsap grubu bile kurmuşlardı. Heyecanı had safhadaydı. 

Sıra sonuçları öğrenmeye gelmişti. Arkadaşları akşam geç saatlerde internet üzerinden yayınlanan sonuçları gruptan paylaşmaya başlamışlardı. Şu puanı alıp şurayı kazandım. Yeni görev yerim şurası vs diyerek sevinçlerini paylaşıyorlardı. 

Emin ise sınavı kazanamamıştı. Ekranda görülen kazanamadınız yazısından sonra yaşadığı çöküntüye dayanamamış kısa süreli şoktan sonra ağlayarak beni aramıştı. 

– Hocam isterdim ki güzel haberi ilk size vereyim. İmamlığı kazandım, imam oldum hocam diye sevincimi ilk sizinle paylaşacaktım. Ama olmadı. Şimdi ise üzüntümü sizinle paylaşmak istedim. Kusura bakmayın hocam. 

Hocam isterseniz kızın bana, beceremedin, yapamadın deyin. Ne isterseniz deyin haklısınız. Ah hocam yirmi beş yaşındayım. Bundan sonra ben na’pacağım. Sözlüme, aileme ne diyeceğim. Hayatımı nasıl kuracağım. Hayata nereden, nasıl başlayacağım. Bitti hocam herşey bitti. 

Emin’le gece bire kadar konuştuk. Bazen o söyledi yüreğimi dağladı. Bazen ben söyledim o ağladı. 

Eve döndüğümde eğitim sistemimiz üzerine düşündüm durdum. Ve tamamen safiyane duygularımı sizlerle paylaşmak istedim. 

Neredeyse yirmi yıl eğitim almış bir insanın hayalleri maalesef yirmi dakikalık bir sözlü sınavla son bulmuştu.  

Sahi yirmi yıllık bir eğitimi yirmi dakikada değerlendirmek mümkün müydü acaba?

Sınav komisyonundaki hocalar yirmi dakikada adaletli karar verebiliyorlarsa gerçekten büyük adamlar. Veremiyorlarsa büyük vebali olan insanlar. 

Yanlış anlama olmasın komisyon üyelerini suçlamıyorum. Maalesef sistem böyle işliyor. 

Sınava, puana, emsalinle yarışmaya ve açılan kontenjana bağlı değerlendiriliyorsunuz.  Kazanamadınız derken akla şu sorular geliyor. 

– Kime göre? 

– Kimlere göre? 

– Neye göre? 

– Nereye göre? 

Ve daha pek çok kriter sorgusu yapılabilir.  

Benim anlamadığım, anlayıp da kabullenmekte güçlük çektiğim pek çok husus var. Birini daha arz edeyim. 

Hafızlık yapan bir öğrenci yaklaşık üç yıl hocasının önünde her gün ders okuyor. Hocası onu ayet ayet, kelime kelime hatta harf harf dinliyor. Hatalarını düzeltip tekrar dinliyor. Bazen bu süre uzayabiliyor. Bir öğrenciyle saatlerce uğraşıyor. 

Nihayet Kuran’ın tümü ezberlenip son ders okunduğunda artık o öğrenci hafız oluyor. Ama tescil edilmesi sorun oluyor. 

Sorun şu; kendisini hafız yapan hocasının onun hafız olduğuna karar verme, bunu belgeleyen diploma verme hakkı bulunmuyor. Hafız olup olmadığına Ankara’dan gelen hafızlık sınav komisyonu üyeleri on – on beş dakikalık sınavla karar veriyor. Hafız oldun veya olamadın deniliyor. Yani hocasının üç yıl dinleyip de karar veremediği öğrenciyi üç beş dakika dinleyen komisyon karar veriyor. 

Aynı işleyiş imamlık imtihanında da oluyor. Yazılı sınavdan alınan belirlenmiş puanının üzerinde olanlar sözlü olarak sınava çağrılıyor. Ve yine on beş yıllık eğitim on beş dakikada değerlendirilerek oldun ya da olmadın deniliyor. 

Ne kadar adil ne kadar değil, ne kadar sağlıklı ne kadar değil işin o tarafında değilim. O işin bir başka yönü. 

Dün akşam yaşadığım bu olay bana sınavların, puanların gerçek hayatta ne tür arızalar ürettiğini gösterdi. 

Bir hususta gerektiği kadar okul açılmalı, az ya da çok açılmamalı. Ne kadar ihtiyaç varsa o meslekten o kadar meslek erbabı yetiştirilmeli. 

İmam olmak iyidir deyip herkesi imam yetiştirmeye kalkarsak otomobil tamircisi, elektronik, mekatronik, vasıflı eleman, usta, çırak bulma konusunda büyük sıkıntı yaşarız. 

Görüldüğü üzere bazı meslek gruplarında yığılmalar bazı meslek gruplarında ise yokluklar içindeyiz. Binlerce öğretmen adayı atanmayı bekliyor. Binlerce mühendis pazarda limon satıyor. Aldığı eğitim ile yaptığı iş arasında hiçbir bağlantı olmayan onlarca heba olmuş insan var. Matematik bölümü mezunu imam arkadaşım da var. İlahiyat mezunu muhasebeci arkadaşım da. Şimdi diyeceksiniz ki eğitim eğitimdir. Ne zararı var. Efendim mesele şu; ben zararı var demiyorum, yararı yok diyorum. Zaman israfı, kaynak israfı, insan israfı insaf israfı. 

Devamlı traş olduğum berber çırak bulamamaktan şikayet ederken hocam haberin olsun yakında berber bulamayacaksınız demişti. 

Muasır medeniyetlerin üzerine çıkmayı hedefleyen ülkemizin her alanda iyi yetişmiş insan gücüne ihtiyacı var. İnsan en önemli güç, en önemli kaynaktır. İyi, yetişmeli ve doğru yönlendirilmelidir. 

Helal dairesinde her meslek, her iş hakkını vererek yapılan her görev ve alın teri dökerek kazanılan her kazanç kutsaldır. 

“Hangi işi yaptığımız değil, o işi nasıl yaptığımız önemlidir.”

Ona göre eğitim vermeli, eğittiğimiz adamları da zayi etmemeliyiz. 

Emin olun eğitim zayiatı olarak yetiştirdiğimiz gençlere yarın söyleyecek söz bulamayız. 

Tıpkı benim dün Emin’e söyleyecek sözümün olmadığı gibi. 

H. İbrahim ÇORAKLI

1 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Batı’nın ikiyüzlülüğü

HIZLI YORUM YAP

1 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

ankara escort