Umuttaki Dünya ve Zümrüt’ün aşkı (2) - The Anatolia Post - Dünya'dan Güncel Haberler

21 Ekim 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a Öğle Vakti 12:46
İstanbul 14°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Umuttaki Dünya ve Zümrüt’ün aşkı (2)

Zümrüt, birden sevinir. Binlerce kilometre uzaklıkta, anavatandan birini görmek, Türkçe ses duymak onu tarif edilmeyecek bir duyguya boğar. Tam bu sırada Almanca bir anons yapılır, Zümrüt heyecanlanır. Yalnızca kendi ismini; Zümrüt Hazaroğlu dediklerini duyar. İkinci bir anons Türkçe olarak yapılır.

Zümrüt, birden sevinir. Binlerce kilometre uzaklıkta, anavatandan birini görmek, Türkçe ses duymak onu tarif edilmeyecek bir duyguya boğar. Tam bu sırada Almanca bir anons yapılır, Zümrüt heyecanlanır. Yalnızca kendi ismini; Zümrüt Hazaroğlu dediklerini duyar. İkinci bir anons Türkçe olarak yapılır.

-“Bayan Zümrüt Hazaroğlu, lütfen danışma bürosuna geliniz. Teşekkürler.”

Zümrüt, barın önünde duran Türklerin yanına gider ve danışma bürosunun yerini sorar. Türklerden biri, Zümrüt’ü danışma bürosuna götürür. Yetkili firma temsilcisi, Zümrüt’ü karşılamaya gelmiştir. Konuşmaları, Zümrüt’e tercüme eder. Alman rehber ve Zümrüt, arabaya binerler. Artık Zümrüt, çalışacağı fabrikaya gitmektedir. Kendi kendine, “Allah’ım, muradıma eriyorum. Çok param olacak. Ayyy ne güzel yerler” diye oturduğu koltuktan dikkatle, heyecanla şehri seyreder. Münih’e, sonunda Lahr’a, çalışacağı Wagner konfeksiyon fabrikasına gelirler. Zümrüt çok iyi karşılanır. Fabrikada çalışmakta olan ustabaşı Eşref çağırılır ve tercümanlık yapar. Önce fabrika gezdirilir, çalışacağı makine gösterilir, yapacağı iş anlatılır. İş saatleri bildirilir ve kontratı yapılır. Bütün bunlardan sonra fabrikadan 1 km. uzaklıktaki Mahlberg’de kalacağı lojmana götürülür. Zümrüt’e evin anahtarı verilir ve rehber ayrılır. Buraya kadar her şey yolunda gitmiştir. İki gün sonra işe başlayacaktır. Zümrüt kapıyı kilitler, elini yüzünü yıkar, yatağa uzanır. Gözleri bir noktada dalar gider. Kocası Şefik ve oğlu İlyas aklına gelir. Oğlu için, “Geceleri üstünü açıyor mu? Yine üstü başı çamurlu mu? Şimdi bizim köyde dut zamanı. Hele geride bıraktığım o Sarıkıza zamanında yem veriliyor mu?”

Bütün bunları düşünürken, sessizce akan göz yaşları dudaklarını ıslatır. Bir ağırlık çöker üstüne, hareket etmek istemez. Hasret, gurbet kalbinin derinliklerine kadar gömülür. Bir başka olur… Evinin içini gezmeye başlar. İki küçük oda, bir tuvalet, mutfak, balkonsuz basık salon, çatlak ve dökülmüş sıvalar… Sanki bir hapishane gibi kalın duvarlar ve alt katta merdivenle inilen kömürlük. Evin güzel tarafı ise pencereden bakıldığında kuş bakışı görülen Mahlberg köyü, yemyeşil, şirin mi şirin, bir köy. Zümrüt biraz TV seyreder ama bir şey anlamaz. Yatağa uzanmış bir vaziyette çan seslerini duyunca bu da ne diye irkilir. Ne olduğunu pek anlayamaz. O sırada kapı çalınır. Zümrüt şaşırır.

-“Kim o?”

-“Ben, ustabaşı Eşref. Konfeksiyon fabrikasından.”

Zümrüt kapıyı açar.

-“Hoş geldin Eşref ağabey” diye karşılık verir.

Eşref yakışıklı, uzun boylu, otuzlu yaşlarında, sportmen bekar bir gençtir.

Eşref bir ihtiyacı olup olmadığını sormaya geldiğini söyler. Elindeki paketi uzatır.

-“Zahmet ettin ağabey.”

-“Yok canim, ne zahmeti. Yoldan geldin, acıkmışsındır” der ve müsaade isteyip ayrılır.

Devamı gelecek…

Aydın Akan

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Sürdürülebilir bir dünya için bitki temelli beslen

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.