20 Nisan 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Osmanlılar Şikago’da

Osmanlılar dünyada gerçekleşen modern gelişmelere kayıtsız kalmayarak 1893 Şikago Fuarı’nda bir Türk Köyü kurdu.

Yunus Emre Enstitüsünün çıkardığı TR dergisinde yer alan yazıda ilginç Osmanlı detayı; Dünyanın birçok yerinde 19. asrın ortalarına doğru sergi ve fuar gibi organizasyonlar tertip edilmeye başlanmıştı. Londra’da 1851 ve 1862’de; New York’ta 1853’te; 1855’te de Paris’te düzenlenen fuarlar dünya çapında büyük ilgi görmüştü. Osmanlılar da bu sergilere ilgisiz kalmamış hatta Sultan Abdülaziz, 1867 senesinde düzenlenen Paris’teki fuara iştirak etmişti. Avrupa’daki bu beynelmilel fuar faaliyetlerinden geri kalmayan Osmanlılar, 1863 ve 1894’te İstanbul’da uluslararası bir fuar organize etmiştir. Ancak 1894’teki fuar, İstanbul’da yaşanan depremin can ve mal kayıplarından dolayı gerçekleşememiştir. 

Fuarda Türk köyü 

1893 senesine gelindiğinde Amerika’da bir fuar tertip edilmişti. 19.asrın en büyük, en yüksek katılımcı ve ziyaretçisi olan bu fuar, 1492’de Christopher Columbus’un Amerika kıtasını keşfinin 400. yıl dönümünü kutlamak için Şikago’da gerçekleşmişti. Dünyanın birçok ülkesinden fuara yoğun bir katılım olmuştu. 1893’deki bu sergide yer alan ülkelerden biri olan Osmanlılar; üretilen malların kalite, çeşit ve fiyatlarını görmek, ekonomisine rekabet gücü kazandırmak, kendi ülkesindeki kaliteli mal ve ürünleri dünyaya tanıtmak bilhassa Avrupalılara Osmanlı imajının tanıtılması sağlamak için büyük bir panayır alanı kurmuştu. “Türk Köyü” adıyla kurulan alanda Süleymaniye Camii’nin küçük ölçekli benzeri olan bir cami, Sultanahmet’te yer alan dikilitaşın replikası, safkan Arap atlarının sergileneceği Sultanahmet’teki gibi bir atmeydanı, bin kişilik kapasiteye sahip bir tiyatro binası, eğlence alanları ve Osmanlı esnafının açtığı dükkânlar yer almaktaydı. Türk Köyü ve pazarının açılışı görkemli olmuştu. Caminin minaresi ve panayırın etrafı kandillerle aydınlatılmış, Osmanlı bayrak ve armaları asılmıştı. Osmanlı ve Amerikan bayraklarıyla donatılmış bir tak inşa edilmiş ve gelen ziyaretçiler Hamidiye Marşı ile karşılanmıştı. Sultan II. Abdülhamid Han’ın büyükçe bir tuğrası da yerini almıştı. Osmanlı sergilerinin olduğu alanın ortasında, III. Ahmet Çeşmesi’nden ilham alınarak yapılan köşelerinde küçük kubbe, ortasında ise büyük bir kubbe olan bir pavyon inşa edilmişti. İstanbul Sokağı denilen Türk Köyü’nün orta kısmında bir de Osmanlı lokantası bulunmaktaydı.

 

Yerli ve milli ürünler teşhirde

Fuar, yerli ve millî olan ürünlerini teşhir için Osmanlılara önemli bir vesile olmuştur. Osmanlı pazarlarındaki tezgâhlarda üzerinde ay-yıldızlı işlemeleri olan Feshane’de üretilen kırmızı renkli çuhalar yer almıştı. Kumaş işçiliğiyle meşhur Hereke dokumaları, Uşak halıları, Şam perdeleri ve tavanlardaki ipekli kumaşlar da teşhirler arasındaydı. Sedeften mamul iskemleler, minyatürler ve hat levhaları duvarları süslemekteydi. Yerel kıyafetlerini giymiş Osmanlı kadınları gündelik elbiseleri, elişi ve mücevherleri sergilemekteydi. Kadınların yanı sıra Osmanlı vatandaşı birçok erkek de bu sergide çalışmak için gelmişti. Osmanlı ülkesinin her bir yerinden gelen en pahalı ve titiz imalatçıların ipek dokumaları ve iğne işleri, altın ve gümüş işlemeleri, mücevher takımları, Girit yapımı sabunlar ve kokular fuarın ilgi çekici ürünleri arasındaydı. Bunun haricinde dünyaca ünlü Türk ressamı, Osman Hamdi Bey’in Cami Kapısında adlı tablosu da teşhir edilmişti. II. Abdülhamid’in ahşap oyma tekniğiyle yaptığı bir çalışması ile Anadolu’dan getirilen yün, pamuk, ipek, pirinç ve haşhaş numuneleri de yine sergideydi.

Fuara damga vuran Türk izleri 

El sanatları ve ülkelerin kendi sahasında öne çıkan ürünlerin teşhiri daha çok ön planda iken, Türk stantlarında farklı olarak II. Abdülhamid’in 30000 resimlik özel fotoğraf koleksiyonunda yer alan görseller de mevcut idi. Bu görseller arasında, Osmanlı coğrafyasından seçilmiş şehirlere, eğitim öğretim sahasındaki gelişmelere,  askerî okullara dair fotoğraflar yer almaktaydı. Sultanın bu koleksiyonu, ziyaretçilerin dikkatini çeken fuarın en can alıcı kısımlarından biriydi. Bu meydanda gösteride bulunan, Osmanlı ülkesinde yetiştirilen bilhassa Suriye taraflarından getirilen atların kimisi Amerikalılarca satın alınmıştır. Bu durum, o dönemden günümüze kadar safkan Arap atlarının Avrupa’da yayılmasını sağlamıştır. Ayrıca Osmanlı ülkesinden haberleri, Türk Köyü’nün özelliklerini, sergiye dair gelişmeleri anlatan İngilizce, Türkçe ve Arapça olarak basılacak bir gazete çıkarılmıştı. Fuara ait birçok bilgiye ulaştığımız Musavver Şikago Sergisi adını taşıyan bu gazetenin imtiyaz sahibi Süleyman El-Bustanî’dir. Gazete, Şikago’daki bu yayıncılık faaliyetiyle ABD’de ilk kez basılan Türkçe süreli yayın olarak kayda geçmiştir. Osmanlı döneminde roman türünde öne çıkan ilk kadın yazarlarımızdan bir olan Fatma Aliye(Topuz) Hanım da sergiye davetliler arasındaydı. Fatma Aliye, fuara iştirak etmemiş ancak Şikago Dünya Kadın Kütüphanesi kataloğunda eserlerine yer verilerek, dünyaya açılmasına vesile olmuştur. Bu yönüyle fuar, Osmanlı Devleti’nin kadın bir edebiyatçının eserleri ile ilk kez temsil edildiği uluslararası sergi olma özelliği taşımaktadır. Fuardaki bir diğer önemli hadise ise katılımcı ülkelerin ulusal günleriyle ilgiliydi. Buna göre ülkeler özel bir gün belirleyecek ve simgesel olarak o günde kutlama yapacaklardı. Fuara giden Türk delegesi, kutlama gününü Sultanın direktifleri doğrultusunda belirler ve II. Abdülhamit’in tahta çıktığı 31 Ağustos (1876) gününe istinaden bir merasim tertibi kararı alınır. Osmanlıların kutlama gününe ayrılan 31 Ağustos’ta, fuarda yer alan Osmanlı köşkünün çevresi bayraklarla donatılır, havagazı lambalarıyla aydınlatılır ve Osmanlı Türkçesi ile “Padişahım Çok Yaşa” yazısı yerleştirilir. Bu kutlamayla birlikte çeşitli etkinlikler yapılarak fuardaki ziyaretçilere özel bir gün yaşatılır.

Osmanlılar fuar alanında kurduğu Türk Köyü ve İstanbul sokağı motifleriyle ziyarete gelenlere Anadolu’dan kültürel bir görüntü sunmuştur. Bununla beraber hem Osmanlıların hem de dönemin padişahı II. Abdülhamid’in dünyada gerçekleşen hadiselere kayıtsız kalmadığı görülmüş ve Avrupa’nın içine kapanık diye gördüğü Osmanlı algısı kırılmıştır.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Brezilya’da virüs 170’den fazla yunusun canına mal oldu

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.