Bırakın hayallerimizi, düşüncelerimizi, rüzgârlar süpürmesin! - The Anatolia Post - Dünya'dan Güncel Haberler

11 Mayıs 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 16°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Bırakın hayallerimizi, düşüncelerimizi, rüzgârlar süpürmesin!

Yaptığım iş yazmak. Yaşanmışlıklar yaşadıklarımın ötesinde olduğundandır ki, kalemimi hep yaşanmışlıkların üzerinde oynattım.

Yaptığım iş yazmak. Yaşanmışlıklar yaşadıklarımın ötesinde olduğundandır ki, kalemimi hep yaşanmışlıkların üzerinde oynattım. Aşkı tattım aşık olanların gözünde, şiirler yazdım satır satır… Nefret ettim haksızlıklara çanak tutanlardan… Kahkahalara pek karışmadı sesim, hıçkırıklara karıştığı kadar. Uzak dur dediler; Sana ne elin derdinden? Haksız da değillerdi hani, bazen derdin sahibinden daha çok battı ciğerime dikeni. Lakin uzak duramadım. Ben de öyle bir silah aldım ki elime; kılıçtan keskin bombadan etkiliymiş!  Gördüm…

Kelâmın gücü satırlara nakış nakış işlendiğinde, o zarif örtünün mazlumların yüreğini sarmaladığını fark ettim. Ve artık ellerim, zihnim ve benliğimle bir kalemdim! Rüyalarında dahi yazmaya devam eden. Önceleri okuduklarından tanımaya çalıştılar beni, “aşıksın!”, “kızgınsın!”, “gaddarsın”, merhametlisin”, “senin hikayen”, “sen…, sen…, sen?” Yok hayır ben değil; Sendim… Sizdim… Onlardım… da siz görmediniz, fark edemediniz. Ben “yazarım” dedim ya, ağladığınızda benim yanaklarım ıslanır, üzüldüğünüzde benim gözlerim dolar. Hıçkırdığınızda yutkunurum, göz yaşlarınızdır kalemime mürekkep olan. Bir görseydiniz, görebilseydiniz eğer neler okuyacaktınız kendinize dair… Sabahat Şahin

Sevgili okuyucularım; bu hafta yazıma biraz sitem katarak başlamak istedim. Sabah sosyal medyayı açtığımda bir meslektaşımın isyanı idi bana bunları yazdıran. Okudum ve acı bir tebessüm yerleşti yüzüme. Kalemdaşımın hislerini paylaşmamak mümkün mü? Yahu neden bırakmıyorsunuz ki, (sözüm meclisten dışarı) insanlar işini yapsın. Bir yazar yazdığı her şeyi yaşama şansına sahip değildir. Şansına diyorum dikkat edin, çünkü her birimizin tek bir hayatı var, oysa yazdığımız kitaplarda, onlarca hayatı kaleme alıyoruz. Keza şiirlerimizde de öyle. Eşyanın tabiatına aykırı bu duruma ivedilikle alışması gerekiyor bu toplumun. Lütfen, yazılanların içinde arayın o büyük sırrı. Kalemin gücünde. Nasıl ki bir heykeltıraş eline aldığı çamura şekil vererek anlamlandırıyorsa eserini, edebiyatçılar da kelimeleri eğe büke kurdukları cümlelerle yapıyorlar söz sanatlarını. Evet bizler parmak uçlarımızın maharetini  dökmüyoruz tuallere, lakin yüreğimizin nehirleri andıran mürekkebidir kalemlerimizden beyaz sayfalarımıza damlayan. 

Kulaktan kulağa aktarılarak anlatılan masallar yazıyla ölümsüzleşmediler mi, Leyla ile Mecnun’un hikayesini Leyla mı kaleme aldı? Ya da Pamuk Prenses masalını Beyaz atlı prens mi yazdı? 

(Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, ilk kez 1812 yılında Alman Grimm Kardeşler tarafından derlenmiş ve basılmış olan bir halk masalıdır. Nizami (Azerice: Nizami Gəncəvi Nizāmī Gencevī) başta olmak üzere birçok kişi tarafından işlenmiş olan konuyu Fuzûlî, 1535 yılında Leylâ ile Mecnun adıyla, mesnevî türünde kaleme almıştır. Mesnevî tarzına ve Türk diline yenilik getirmiştir. )

‘Ancak yazıya geçmiş düşüncenin değeri vardır; geri kalanlar boş çırpınmalardan, rüzgarın alıp götürdüğü bir saatlik hayallerden başka bir şey değildir.’ Demiş Emile Zola. 

Bırakın hayallerimizi, düşüncelerimizi, rüzgârlar süpürmesin!

Kaldırın başınızı ekrandan, karşınızda mutlaka bir kitap göreceksiniz. Yazanı mı? Yazanını boş verin şimdi. Okuduğunuzda ne hissettiniz ne öğrendiniz ona bakın. Yazdıklarım sizlerden öğrendiklerimden öte değil ki; anlatayım tek tek derdimi. 

Ben yazanım, kalemim, yazdırılanım. Tasalanmayın bu kadar hayatına neler sığdırmış diye, sizlerden taşanlara bent olmaktan öte değildi niyetim. 

Saygılarımla 

Sabahat ŞAHİN 

2 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Hurdaya çıkarılan seslerimiz

HIZLI YORUM YAP

2 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.