Dijital Diktatörlük - The Anatolia Post - Dünya'dan Güncel Haberler

11 Mayıs 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 16°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Dijital Diktatörlük

Her geçen gün artan ve bazı yerlerde sertleşen salgın önlemleri ve bu doğrultuda okuduğumuz yeni haberler aklımızda bir acaba sorusu bırakmıyor ise gündemden bir haberiz demektir. Dünya'nın ilk dijital devleti ÇİN, enteresan uygulamaları ile de ilk olma yolunda. Bunlardan bir tanesi PUANLAMA sistemidir.

Her geçen gün artan ve bazı yerlerde sertleşen salgın önlemleri ve bu doğrultuda
okuduğumuz yeni haberler aklımızda bir acaba sorusu bırakmıyor ise gündemden bir haberiz
demektir. Dünya’nın ilk dijital devleti ÇİN, enteresan uygulamaları ile de ilk olma yolunda.
Bunlardan bir tanesi PUANLAMA sistemidir.

Geçen yıl Çin yönetimi, vatandaşların davranışlarını ‘sosyal güven’ başlığı altında
sıralayacak büyük bir puanlama sistemi kurmak için girişimlerine başladı. Sistem ile birlikte
vatandaşlar sahip oldukları puanlara göre çeşitli şart ve koşullarda ödül veya ceza alacak.
Ülkenin her yerini yüz tanıma kameraları ile donatmış bulunan Komünist Parti, adeta George
Orwell’in 1984 kitabını hayata geçiriyor. Çin hükümeti, sisteme özel 176 milyon olan kamera
sayısını bu yıl iki katına çıkardı. Sosyal Kredi Sistemi ile Çinli vatandaşlar, yüz tanıma, sosyal
medya kullanımı ve yapay zeka teknolojileriyle puanlanacak. Bu sistem ile vatandaşlarına uçağa
binmeme ve yüksek hızlı trene binmeme gibi cezalar verdi. Kırmızı ışıkta geçmek, sigara
içilmeyen bölgelerde sigara içmek gibi yapılan yasak ihlalleri ve borcunu zamanında
ödememek gibi davranışlar cezalandırılırken, ödemelerini zamanında yapma ve toplumsal
sorumluluk projelerinde gönüllü yer alma gibi davranış biçimleri mükafatlandırıldı.

Buraya kadar ki kısım meselenin ÇİN kısmıydı. Tek tek, ülke ülke ele almak isterdim. Ancak sayfalar yetmez.
Devam!
Dijitalleşen dünyanın en büyük hastalığı ise yalnızlıktır. Sosyal olmayan Sosyal Medya
platformları ile insanlar internete bağımlı hale geldi, bağlantı kesildiği anda asosyal bir varlık
haline getirildi. Örneğin, İngiltere ve Japonya yalnızlık bakanlığı kurdular. Hatta bununla da
yetinmeyen İngiltere, bir de intihar bakanı atadığını duyurdu. İnsanlar dijitalleşirken, dijital
dünyanın dayatmaları doğrultusunda yalnızlaşmaya başladılar. Çünkü internet ve sosyal ağlar
insanların her şeyleri haline geldi. Devletler ise önüne geçemedikleri diktatörlüğe, önleyeceğini
umdukları yardımcılar atamak zorunda kalıyorlar.

Dijital haber kaynaklarının güvenirliği de ayrıca tartışılır bir hal almıştır. Önüne gelen
herkesin sosyal platformlarda haber girmesi ve takipçilerin bu haberleri kayıtsız şartsız doğru
kabul etmesi, dijital diktatörlüğün bireyselleşmiş halidir. Sosyal medya, her geçen gün kaba
tabirle mahalle kahvesi haline gelirken, konuşmacı sayısı da ciddi bir artış eğiliminde. Hani
bir reklam vardı ‘ağzı olan konuşuyor’ aforizması ile meşhur olmuştu. Durum aynen böyle!
Sosyal Medya’nın mahalle kahvesi olması gayet olağandır. Olağan olmayan durum ise kahvede,
köşede çay içerken kâle alamayacağınız tiplerin, sosyal medyada rağbet görmesidir.
İnternet, bilgi cehennemidir. Eğer sen cennet olarak görüyorsan, cennette bomba
yapımı ile ilgili bir bilgi olmadığından nerdeyse eminim diyebilirim.

Peki ya terör örgütlerinin, marjinal grupların, garip dini ritüellere sahip oluşumların
sosyal medya üzerindeki etkin propagandalarına ne demeli?! Kimsenin dur demediği ya da bir
miktar para karşılığında ‘ifade özgürlüğü’ etiketi satın aldığı alanlar, en güzel dijital diktatörlük
örneği değil midir? Her türlü sosyal mecrada rahatlıkla örgütlenebilme, hashtagler veya sahte
hesaplar yoluyla istedikleri gibi cirit atma rahatlıkları.

Deep Fake teknolojisine değinmeden olmaz. Deep Fake ile hiç söylemediğiniz bir
kelimeyi, sizin yüzünüz, mimikleriniz ile kısaca sizin bir videonuzu yaparak söyletebiliyorlar.
Siz de yapmadığınız birşeyi ispatlamak zorunda kalıyorsunuz. İşte bu tam bir DİJİTAL
DİKTATÖRLÜK örneğidir.

Blue Beam teknolojisi var bir de mesela. Gökyüzüne hologram ile çeşitli nesneler
yansıtmaya yarayan bu teknoloji ile kimi odaklar, isterlerse hayalini kurdukları İsa’nın (Mesih)
gökten inme sahnesini gerçekleştirebilirler. Veya sahte bir uzaylı istilası senaryosu çok rahatlıkla
denenebilir. İnternette bu iki programı (blue beam, deep fake) bilmeyeniniz varsa mutlaka araştırmalısınız. Bir yaştan sonra uzman olamazsınız ancak mutlaka fikir sahibi olmalısınız.

Tek Dünya Devleti mi? En çok konuşulanlardan biri de bu. Zaten en çok konuşturdularsa başarının nereden
geldiğini görmek zor olmasa gerek. Eğer bir gün böyle bir devrim olursa (ben küçücük ihtimal
dahi vermiyorum) kesinlikle anlattığım diktatörlük uygulamaları etkin olacaktır.

Önce sizi yalnızlaştırılar ve toplumdan koparırlar ki ikna edilebilir olun. Sonra bir uzaylı
istilası peyda ederler. Gerçeğinden ayırt edemeyecek halde olduğun için ardından mesih de
dünyaya iner. İşte, oldun sosyal köle… Artık kıvama gelmiş, her denileni yapacak seviyeye
ulaşmışsındır. Sahte kahramanlar her şeyine karar verir, her adımına yön verir hale gelmişlerdir.
Evden çıkmak istesen çıkamaz, eve dönmek istesen kalabalıkla temas etmekten korkar
haldesindir. Sana bunu sağlık için yaptırdıklarına inandırırlar. Yaşadığın yer, kameralar ile
doludur. Her adımın izleniyordur ve komutları beynine taktıkları bir ÇİP ile gönderirler. Bir iraden
kalmadığı için kararları kendinin verdiğini düşünürsün. Çünkü Dijital Algoritma’lardan
haberin yoktur.

Kimseyi suçlama sakın! Diktatör görevini yaptı. Senden fotoğraf istedi, verdin. Videonu
istedi, verdin. Sesini istedi, verdin. Aileni istedi onu da verdin. Kişisel bilgilerini istedi, çekinmeden
verdin. Son kullanıcı sözleşmelerini okumadın bile. Banka hesapların, yatırımların, arabaların,
alışkanlıkların, hobilerin, okumayı sevdiğin kitaplar, kız-erkek arkadaşın, yediğin yemek, gittiğin
gezdiğin yerler, yaptığın her faaliyeti internette paylaştın. Diktatöre de seni kontrol etmek kaldı.
Peki suç kimde ?

Selam ve Dua ile…

Okan AŞCI

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Edep Gazeli (II)

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.