İnananlara Sır Değil - The Anatolia Post - Dünya'dan Güncel Haberler

11 Mayıs 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 16°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

İnananlara Sır Değil

Âdemoğulları, henüz, düşünce ve sözlerin yaşamlarındaki etkilerini keşfediyorlar. Henüz! Çünkü bu konuda gerek Allah (CC) Resulü Hz Muhammed ve gerekse de birçok Allah dostları, yüzlerce yıl önce dile getirmişlerdir.

Âdemoğulları, henüz, düşünce ve sözlerin yaşamlarındaki etkilerini keşfediyorlar.

Henüz! Çünkü bu konuda gerek Allah (CC) Resulü Hz Muhammed ve gerekse de birçok Allah dostları, yüzlerce yıl önce dile getirmişlerdir. Dinsiz bilim insanları geçtiğimiz yüz yılın başlarında Einstein başta olmak üzere bunu ortaya bir tez olarak sunmuşlar ve günümüz teknolojinden istifade eden bilim insanları da ispatlamışlardır.

Dua edilirken, koltuk altları görünecek miktarda kolların kaldırılmasını ve avuçların yüze çevrilmesini tavsiye eden Hz Muhammed (SAV), ancak şimdiki ilim insanlarının anlayacağı bu tavsiyesi ile bir mucizeye daha biz Müslümanları tanık ediyor.

Geçtiğimiz senelerde, Secret (SIR) adı başlığı altında önce kitap, ardından da CD ve belgesel olarak yapılan bir araştırma insanlığın gözleri önüne bilim gerçeği olarak sunuldu.

En etkili olanı ise başlarına çeşitli frekans ölçer cihazlar bağlanan insanlar üzerinde yapılan testlerdi. İyi şeyler düşünen insanlar ile kötü şeyler düşünen insanların arasında gerçekleşen gözlemlemeler, bilim adamlarını dâhil şaşırtmıştır. Tüm bilim dünyasının bildiği üzere, beynimiz aynı zamanda bir frekans metredir ve belli bir dalga boyunda evrene frekans yayar.

Hayret verici olan kısmı ise bunun bedenimizi, düşüncelerimizi, evrenimizi etkilediği gerçeğidir.

“Düşüncelerinize dikkat edin, çünkü onlar ilk önce sizi, sonra da sizi çevreleyen dünyayı değiştirecektir”  Einstein

Beynimizin bir frekans metre olduğunu ve dua ederken kollarımızı bir anten gibi açmamızı isteyen Allah Resulü (SAV) bunu mu demek istemiştir? Ya da “Düşünceler suret dokumasının ipliğidir” derken Hz Mevlana?

Bu konuda hayret verici kısım, bizlere yüzlerce yıl önce verilen tavsiyeler de değil sadece; içimizde ve her birimizde mevcut olan süper gücün farkında olmak, onu doğru kullanmak çok ama çok önemli başka bir detay. Öyle ki kaderimizin müellifi olmaya kadar gidiyor, her ne kadar külli irade cüzi iradeye tabi olsa da…

Nasıl mı?

Dua etmek, istemek, doğrusunu talep etmek, doğru şekilde istemek kısmından başlamak sağlıklı olacaktır, hatta günlük hayatımızda kullanmış olduğumuz tehlikeli kelimeler hangileri bilmek ister misiniz? Çünkü bu sözler ile birlikte, hiç de istediğiniz sonuçlara varmayacak bir sözleşmeye de imza atmış oluyorsunuz.

Basit, güncel ve belki de en standart, zararsız olanından başlayalım mı?

Bir sabah vaktinde uyanmanız gereken çok önemli bir toplantı var, sabah 07.15’de uyanmak için alarmı kuruyor ve “Sabah 07.15 de uyanmak istiyorum” diyorsunuz uyumadan az evvel. Neredeyse hemen herkesin de deneyimlediği üzere, hayret verici bir şekilde sabah saat 07.15’de uyanıyorsunuz. Ancak alarmı kurduğunuzu bilerek ve istediğinizde uyanabildiğinizi de fark ederek, kısa süreliğine de olsa uykuya kendinizi teslim ediyorsunuz.

Aman Allah’ım, saat 08.00’da gözlerinizi açıyorsunuz ve geç kalmışsınız. Neden mi? Çünkü siz, 07.15’de uyanmak istediniz, kalkmak değil! İşte bilinçaltı bu kadar hassas ve seçicidir. Seçici olmadığı tek konu da, karşılaşacağınız güçlüklerdir. Bilinçaltı ve bilinç arasındaki fark tam olarak da burada beliriyor işte. Eğer siz bilinciniz ile doğru sözleri söylemezseniz, bilinçaltınız sonuçlarını ayırt etmeksizin sizi mutlak sonuca götürecektir.

Örneklemeleri çoğaltalım mı?

Çocuğunuz ya da başkasının çocuğu hakkında asla “Yaramaz” demeyin, bunun yerine afacan deyin ki, bu kodlama ile çocuğun bilinçaltına, evrene yanlış mesaj göndermeyin ya da kimseye “Ocağı söndür” demeyin zira kimsenin ocağı sönsün diye evrene mesaj göndermeyesiniz. Kimseye “kapıyı kapat” demeyin, kapatmak, söndürmek sözlerinin yerine, “sırla” deyin.

Dua ederken doğru sözleri de söylemek çok önemli demiştik. Hasta olmak istemiyorum yerine sağlıklıyım, yaşlanmak istemiyorum yerine ben her daim genç kalıyorum gibi…

Bu konudaki son ve belki de sıkça kullandığımız bir dua;

“Allah’ım evladımı hayırlı olanlardan eyle, ya da sonunu hayırlı eyle” İşte bu söz bir peygamberin ya da evliyanın edebileceği nitelikte bir duadır. Zira evladınız hayırlı bir kul olmayacaksa, evlat acısı ile yüzleşmek zorunda kalabilirsiniz. Bunun yerine af ve afiyetle evladımı yetiştirmeyi nasip ihsan eyle Allah’ım şeklinde dua edilebilir.

Allahtan sabır dilemek de, bir şekilde belayı kendine çekmek demektir, çünkü insan sabır istiyorsa, bunun karşılığı olan belayı da talep ediyor demektir, bununla ilgili hadisler de vardır. Sabır değil şifa dilemek doğru şekli ile yapılan duadır ancak. Kısacası istemediklerimizi değil, istemiş olduğumuz şeyleri dile getirerek beynimize olumlama göndermek çok önemli.

Sadece dualarımız değil, günlük hayatımızda kullandığımız sözler, evvelinde ise düşüncelerimiz çok önemlidir. Unutmamak gerekir ki, bilinçaltı belki de insanın en kudretli kuvvelerinden birisidir, onu kontrol altında tutabilecek yegâne kuvvet ise bilinçtir. İnsanoğlu, bugün yaşadıklarını, dün söylemiş, bugün söylediklerini ise yarın yaşayacaktır. İnsanın dili kalem, evren ise boş bir kâğıt gibidir. O kâğıt geleceğe yazılmış bir mektuptur ve mutlaka sahibine ulaştırılacaktır.

m.sefam@gmail.com

Mustafa Sefa GÜVENİR

1 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Hz. Mevlânâ ve Edep (III)

HIZLI YORUM YAP

1 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.