Popstar Başkan - The Anatolia Post - Dünya'dan Güncel Haberler

Beşiktaş escort Etiler escort Nişantaşı escort

06 Şubat 2024 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

ataşehir escort
a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 11°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Popstar Başkan

Türk siyasi hayatı 2019 yılında, o güne kadar adı pek duyulmamış bir siyasetçi ile müşerref oldu. Ülkenin sol siyasetine sağdan devşirdikleriyle tutunmaya çalışan CHP, yeni icadı, Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olarak gösterdi. Halk yeni yüzlere olan merakı ile bu, genç ve güler yüzlü siyasetçiye ilgi gösterdi.

Türk siyasi hayatı 2019 yılında, o güne kadar adı pek duyulmamış bir siyasetçi ile müşerref oldu. Ülkenin sol siyasetine sağdan devşirdikleriyle tutunmaya çalışan CHP, yeni icadı, Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olarak gösterdi. Halk yeni yüzlere olan merakı ile bu, genç ve güler yüzlü siyasetçiye ilgi gösterdi.

Bu Türk siyasetinin yeni bir modelle tanışmasının da ilk adımlarıydı. Popüler tüketim kültürüne  bağımlı seçmen tüketecek yeni bir karakter bulmuştu. Büyük bir beklentiyle insanlar bu adamın her sözüne kulak kesildiler. O da kendinden beklenen şekilde bu pop kültürün duymak istediklerini dile getirdi. Genç seçmene ‘her şey güzel olacak’ mottosuyla kırmızı gül dağıttı. Sürekli muhalif medyadan esinlendiği yalanlarla, İstanbul da tüm hizmetlerin eksik yapıldığından tutun büyük bir savurganlığın olduğunu ve tüm bunları düzeltmek için geleceğini haykırdı.  Belediyenin kendi bütçesi ile hiçbir hizmete zam yapılmayacağı vaadini verdi. Yetmedi gençlere burs olanaklarının artacağını, onlardan hiçbir hizmet için bedel almayacağını söyledi. Sağ seçmeni ikna etmek için Cuma Namazları mı kılınmadı Yasin’ler mi okunmadı, semaya açılan ellerle fotoğraflar mı verilmedi. Her kesime vaatler, sözler. Bu vaatlerden taksici de nasibini aldı kahveci de, bedava süt bekleyen anne de, okula bedava gitmek isteyen öğrenci de… Kendisine ilgi arttıkça vaatler de uçmaya başladı. Beş yıl içinde metro hattını ikiye katlama vaadini anladık ama denizaltı ile şehir içi ulaşım sözü vermesi bu işin komediyle biteceğini göstermişti. Samimiyetsizliği paçalarından akarken seçmenin gözü boyanmış kulakları kapanmış bu komedinin gönüllü figüranlığına razı edilmişti bile.

Büyük bir gürültüyle biten seçimi kazanmıştı. Popüler kültüre kendini kaptıran özelikle genç seçmen aradığı yeni idolü zaferle taçlandırmıştı. Zafer sarhoşluğu herkesi sarmıştı. Yılların bitmek bilmeyen  seçim mağlubiyetlerinden sonra İstanbul gibi bir şehir nihayet CHP’nindi ve bu galibiyetin mimarı İmamoğlu idi. Daha şimdiden millet ittifakının Cumhurbaşkanı adayı oluvermişti bile. Muhalif seçmen kendi Erdoğanı’nı bulmuştu. Ancak onun bir farkı vardı. O bir POPSTAR’dı.

Debdebeli ve pahalı kutlamalardan sonra, İstanbul’a güya hizmet etmeye gelmişti sıra. Nihayetinde İstanbul dünyanın en büyük şehirlerinden biriydi ve hizmetin aksamasına bir saniye dahi tahammül olamazdı. Yapılacak çok şey vardı ancak Ekrem Başkan’ın pek niyeti yoktu. Zaten İstanbul’u yönetmeye gücü de yoktu. Halkın her kesimini kucaklayacağını söyleyen Başkan, Canan Hanım’ın gölgesinde İstanbul’un örgütçülerini kucaklamaya başladı. Büyük bir işçi kıyımından sonra kadrolaşma harekatı, marjinal sol grupları ve hdpkk üyelerini maaşlı belediye çalışanına dönüştürme işlemine evrildi. Liyakat sadece mezhepsel ve bölücülük tandanslı oldu. Yenikapı’da yapılan araç şovundan sonra o araçlardan daha fazlası, çok daha maliyetli biçimde Koç’lardan sessiz sedasız kiralandı. Yağma başlamıştı. Mesele halk değil RANT’tı. Önce pahalı konserlerle sanatçılar, daha sonra metrobüs tamir ve bakım ihaleleriyle kimi CHP’li işadamı siyasiler memnun edilmeye başlandı. Havuzlar kuruluyordu. Bazı havuzları bizzat POPSTAR Başkanımız kurarken, bazıları parti merkezinden gelen emirle kuruldu. Neticede kaynak aktarılması gereken medya-ajans-trol ağı vardı ve acil paraya ihtiyaç vardı. Verilmiş sözler vaatler yerine getirilmeliydi. Hemen büyük borçlanmalar başladı, Avrupa’dan krediler eurobond’lar havada uçuşuyordu. İstanbul eşi görülmemiş borçlanmaya doğru giderken Ankara’dan gelen paraların nereye harcandığı belli değildi. Küçük çaplı bir ülke bütçesi İstanbul’a yetmez oldu. Hiçbir yeni proje yapılmadığı hatta başlanmadığı gibi Hükümetin bitirme aşamasındaki projelerini POPSTARIMIZ sahiplenmeye başlamıştı. O bir POPSTAR’dı ve her açılışta o poz vermeli ve her şeyi o açmalıydı. Şov onun işiydi.

Tatilleriyle ve kendiyle çok meşgul olan POPSTAR Başkan halka verdiği vaatleri çoktan unutmuştu bile. Balon çok hızlı biçimde sönmeye başlıyordu. Pandemi İstanbul adına çok kötü yönetildi. POPSTARIMIZ pandemi dönemi metro ve otobüs sefer sayılarını azaltarak büyük bir zeka örneği gösterdi. Vatandaş maskesiz sokağa çıkamazken, durakta dahi maske mesafe kuralını uygularken, POPSTARIMIZ halkın daha iç içe olmasını istiyor, herkesin kucaklaşmasını istiyordu. Yıllardır AK Parti belediyeciliğinde işlerin yolunda gitmesine alışkın olan İstanbul halkı saçma sapan uygulamalardan mırıldanmaya başlamıştı ancak POPSTAR Başkanımız sık sık çıktığı tatillerden halkı duyamaz olmuştu. Elazığ depreminde hükümetin tüm bakanları deprem bölgesinde koşuştururken bölgeden geçerken şöyle bir uğrayan POPSTARIMIZ, insanlar göçük altında hayat mücadelesi verirken Palandöken’de o pist senin bu pist benim kayak yapıyordu. O bir POPSTAR’dı ve POPSTAR’lar tatilsiz yaşayamazdı.

İstanbul her yerde arıza vermeye başlayan bir şehre dönüşmeye başladı. Metrolar, metrobüsler sürekli yolda kalıyor, kucaklanan halk yollarda otobüs itekleyerek işine gitmeye çalışıyordu. Temel atmama törenlerini icat eden POPSTARIMIZ yüzünden İstanbul arıtması gerekenden fazlasını üretince Marmara müsilaja boğuluyordu. Ama olsun POPSTARIMIZ’ı ağaçlar hatta yapraklar alkışlıyordu. Alkışın sesi az gelmiş olacak ki E5 yan duvarlarına bin bir zahmetle dikilip büyütülmüş İstanbul’un güzelliği yeşil peyzaj bitkileri sökülüp atıldı. Hatta baba İmamoğlu da Ayvalık’taki yüzlerce dönümlük arazilerdeki binlerce zeytin ağacının alkışını beğenmediğinden ağaçları kesip bölgeyi yazlık cennetine çevirmiş, söylentiye göre birkaç milyarlık bir servet edinmişti. Eee POPSTARIMIZ zengin bir aileye mensup olmalıydı.

Rant artık CHP’yemi yoksa POPSTARIMIZIN kendisine mi yetmedi bilinmez, birdenbire İstanbul’da konuşulan en büyük sorunlardan biri taksi olmuştu ve POPSTARIMIZ’ın buna çok ilginç bir çözümü vardı. Yeni taksi plakaları üretip satmak. POPSTARIMIZ tamamen duygusal sebeplerle bir anda 1000 plaka sattı ancak UKOME buna ‘dur’ dedi. Taksiciler isyandaydı. Bu plakaların kime ne fiyatla sattığı belli değilken POPSTARIMIZ taksicilere binbir hakaretlerle üste çıkmaya çalışıyor, bir kez daha seçim öncesi vaatlerine kananları pişman ediyordu. Ama o hep haklıydı. O bir POPSTARDI.

Sayıştay raporlarında İSPARK’ın iflas ettiği ortaya çıktığında pişkin POPSTARIMIZ bunu hiç kendi üzerine alınmadı. Sayıştay “Neden süt alımını ihale yoluyla yapmadınız?” diye sorunca “Hükümet süt dağıtmamıza izin vermiyor” diye yalan yere yırtınırken bir yandan, 50 kuruşluk maskeleri 2,9 liralara 15 liralık dezenfektanları 73 liraya almanın hesabını yapıyordu. O bir POPSTAR’dı  ve bir POPSTAR’ın dostları zengin olmalıydı ya da edilmeliydi.

Seçim öncesi vaatlerini yerine getirmeye çalışan POPSTARIMIZ suya tam 5 kez zam yaparken kendini çok seven öğrencilerin kartlarına da yüzde 160 zam yapmayı unutmamıştı. Bu zamlar için kendini değil hükümeti günah keçisi ilan etmiş, kendisi ihalesiz sütten çıkmış ak kaşıktı. POPSTAR’ların günahı olmazdı olamazdı. Halk daha fazla ödeyip daha az istemeliydi. Yıllardır AK Parti belediyelerinde ucuz ve kaliteli hizmete alıştırılmış İstanbul halkı kim oluyordu da aynı hizmeti POPSTARIMIZDAN istiyordu. O hizmet etmek için değil yapmadığı hizmetin reklamını yapmak için, hatta o reklam ihalesini de HDP’li bir vekilin kardeşine vermek için gelmişti.

Tüm bunları Ekrem İmamoğlu’nun toplumda yarattığı büyük hayal kırıklığını anlamanız için yazdım. İmamoğlu birkaç yıllık yönetimiyle tüm seçmen kitlelerinin öfkesini toplamayı başardı. Kendi seçmeni dahi yüzüne bakmaz adını anmaz oldu. Bakmayın Meral Hanımın Rabbi Yessir güzellemeleriyle günü kurtarma çabalarına. Yemez… Seçmen dahi, kendi yarattığı bu POPSTAR başkandan, kendi başına daha büyük bela olmadan kurtulmak için gün sayıyor. İlk seçimde, yanına yarım domuzluk Canan Hanım’ı da katıp bu POPSTAR bozuntusundan kurtulacaklar. Her şerde bir hayır vardır ya; bu şer de bir hayra yol açacak sanırım. İstanbul halkı bir daha kolay kolay maceraya soyunmaz. Bu deneyimle bir kez daha öğrendiler ki :

POPSTAR DAN BAŞKAN OLMAZ

Sinan Akyüz

4 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Fenerbahçe rezilleri oynuyor”

HIZLI YORUM YAP

4 0 0 0 0 0