Elif Yeşil, Author at The Anatolia Post - Dünya'dan Güncel Haberler

bettilt giriş

29 Haziran 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 25°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Elif Yeşil

Elif Yeşil

04 Nisan 2022 Pazartesi

Bir hayat kaç bavula sığar?

Bir hayat kaç bavula sığar?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşın 40’ıncı gününe geldik. Bu sürede Birlemiş Milletler rakamlarına göre 4 milyon 176 bin kişi bir şekilde başka ülkelere geçti. Yani dünyanın 4 milyondan fazla yeni mültecisi oldu 40 günde. Tabi bu rakamlar sadece bilinenler. Kendi imkanları ile bir şekilde Ukrayna’dan ayrılanların kaç kişi olduğunu bilmiyoruz.

Biz, siz, yaşananları sıcak evlerinde, ellerindeki çay ya da kahvelerini içerek, kuruyemiş yiyerek, bir yandan çocuğunun başını okşayarak seyreden milyonlar bunu çok da anlayamayız değil mi?

Bir insanın evinden, yurdundan, köklerinden, doğduğu büyüdüğü topraklardan  ayrılmak zorunda olması nasıl bir duygudur? Bir daha ülkesine dönme, döndüklerinde bıraktıklarını bulma umutları var mıdır acaba gidenlerin?

Şimdilik 40 günlük olan savaşı sahada izleyen gazetecilerin dışında gelen fotoğraflara uzaktan bakan bizler üzülmenin dışında, empati kurmaya çalışıyoruz savaşın mağdurları ile. 

Her gün onlarca fotoğraf akıyor Ukrayna’dan. Yanmış yıkılmış binalar, bu binalarda kurtarma çalışması yapan ekipler, can havliyle oradan oraya koşturan insanlar… 

Ve tabii ellerinde bir bavul, en azından savaş nedeniyle ölmeyecekleri bir yerlere gitmek isteyenlerin seyr-ü seferini takip ediyoruz fotoğraflardan. Yüzlerde bir sürü duygunun izi var: Yorgunluk, umutsuzluk, korku, endişe, uykusuzluk, merak ve daha nicesi.   

Bu fotoğraflara bakarken ellerinde birer valiz ile sonu belirsiz bir yolculuğa çıkanları görünce istemsiz bir şekilde “Demek ki insanın hayatı bir bavula sığabiliyormuş” diye düşünmeden edemedim.

Çok değil 40 gün önce normal rutininde devam eden hayatlarında her birinin vazgeçemeyecekleri vardı. İlla ki kendisinin oturduğu bir koltuğu, en sevdikleri diziyi izledikleri bir televizyonları, değerli halıları, kristal avizeleri, kütüphaneler dolusu kitapları, takıları, tokaları, uğurlu ayakkabıları, çocuklarının o olmazsa uyuyamayacağı oyuncakları vs vs.

Ama iş hayatı kurtarmaya gelince hepsi geride bırakılıp sadece 1-2 günlük kıyafetin içine atılıverdiği bavullarla, nerede biteceği belli olmayan, sonunda nelerin beklediğini bilmedikleri yolculuğa çıkılabildi hemencecik.

Hayatları bir bavula sığdı milyonlarca kişinin. Sadece giysileri ile yola çıktılar. İstisna olarak bazılarının ellerinde çocuklarının oyuncak ayısını gördük, kucaklarında evcil hayvanlarını taşıyanları da…

Onun dışında kimse vazgeçilmez sandığı pek çok şeyi alamadı yanına. Bunun için ne zaman vardı ne de her şeyi içine alabilecek kadar büyük valizler…

Yani Ukrayna’daki büyük göç şu gerçeği ortaya çıkardı: Hayatımızdaki detaylar can söz konusu olduğunda önemsiz hale geliveriyor. Onlarsız da yaşayabiliyoruz. Onlar olmadan ölmüyoruz yani. O ayakkabıyı giymesek, o tokayı takmasak, değerli İran halılarımız, servet değerinde mobilyalarımız olmadan da sade ve yalın bir şekilde yaşayabiliyoruz aslında.

Evler dolusu eşyaya ihtiyacımız yok, yaşamımıza yetecek kadardan fazla paraya ihtiyacımız yok, lüks dairelere ihtiyacımız yok, saatte 300 km. yapan lüks araba(lara) ihtiyacımız yok, sadece barış içinde yaşayabileceğimiz bir vatana, sağlığa, korkmadan uyumaya, mutlu uyanmaya, sevdiğimizin elini tutmaya ihtiyacımız var günün sonunda…

Sahi sizin hayatınız kaç bavula sığar?

Devamını Oku

Ukrayna ayakta kalma mücadelesinde, Ruslar hamburger ve kozmetik sırasında

Ukrayna ayakta kalma mücadelesinde, Ruslar hamburger ve kozmetik sırasında
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı tarihe ilginç sonuçları ile geçecek bir savaş…

Ukrayna’nın Nato’ya girmemesini, buna karşılık Donestsk ve Luhanks’ın bağımsızlığının tanınmasını isteyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’ya saldırması uluslararası markaların bier birer ülkeden çekilmesine neden oldu. Ruslar bu yaptırımlara ilginç bir tepki gösterdi. Markalar gitmeden, mağazalar kapanmadan önce alabilecekleri ne varsa almak… Öyle ki Mcdonalds’dan bir hamburger, ünlü bir kozmetik firmasından bir rimel almak için sonu gelmez sıralara girmeyi göze aldılar.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı neredeyse bir aya yaklaşırken, savaştan kaçan milyonlarca Ukraynalı daha güvenli yerlere ulaşmak için yollara döküldü.

Hemen her gün savaşın çirkin yüzünü gösteren fotoğraflar önümüze düşüyor. Ağlayan bebekler, , ölen babalar, anne babalarını son kez gördüğünü bilmeden güvenli yerlere yalnız başına gönderilen bebekler, sığınaklarda taşın üzerinde yatmak zorunda kalan ve ağrı kesicileri  dahi biten kanserli çocuklar…

Görenin yüreğini burkan, içini ezen bu manzaralara kısa sürede alışılırken, dünyanın geri kalanı bu savaşı durdurmak için neredeyse hiçbir şey yapmıyor, yapamıyor…

Atılacak bir tek kurşunun bile 3. Dünya savaşına neden olabileceği korkusu “Güçlü ve büyük” Batı’nın savaşı sadece ’kınamasına’ neden oldu.

Yaptırımlar etkili olur mu?

Dünya Ukrayna’daki dramı sadece izlemekle ve Rusya’yı ekonomik yaptırımlarla boğmakla tehdit ediyor.

Uluslararası markalar birer birer Rusya’daki mağazaların kapatıyor, UEFA ve FIFA Rus takımlarını karşılaşmalardan men ediyor, Rus takımlarında oynayan futbolcu ve basketbolcular takımlarından ayrılıyor, Walt Disney Hollywood filmlerinin Rusya’da gösterilmeyeceğini duyuruyor, Netflix Rusları dizi ve film izleyememekle tehdit ediyor,  Youtube video izlememekle…Yabancı bankalar Rusya’dan çıkıyor… AB ülkeleri ve ABD Rusya’dan ithalat yasağı çıkarıyor…. Hava sahasını Rus uçaklarına  kapatıyor…

Son günlerde o kadar çok yaptırım haberi okuduk ki bu örnekler daha da artırdıkça artırılabilir. Yaptırımların ne derece etkisi olacağı ise etkisi ise günlerce tartışılabilir.

Halkın yaptırımlara tepkisi

Yaptırımların hepsi Rus halkını ne kadar ilgilendiriyor ve ne tepki verdiler bilinmez ama bazı markaların ülkeden çıkması belli bir kesimi fazlasıyla üzdü!

ABD menşeli fast food markaları KFC ve Mcdonalds’ın mağazalarını geçici olarak kapatacağını açıklaması özellikle gençleri üzdü. Ve Mcdonalds hamburgerleri olmadan “Yaşamayacağını” sananlar kapanma öncesi  metrelerce uzayan sıralarda hamburger almak için bekledi.

150 dolara hamburger keyfi

Rus para birimi rublenin şu sıralar dolar karşısında yüzde 130’a kadar değer kaybettiği ülkede bazı hamburgerler için 150 dolara kadar fiyatlar da istendi.

Parası ve sırada harcayacağı vakti olan Mcdonalds severler amaçlarına ulaşınca da aldıkları hamburgerleri buzdolabına kaldırıp canlarının istediği zaman yeme hayalleri kurmaya başladılar.

Öte yandan Rusya’daki 850 Mcdnolads’ın geçici olarak kapatılacağının duyurulması ikinci el ürünlerin satıldığı internet sitelerinde şirkete ait hamburger ve diğer bazı ürünlerin yüksek fiyatlarla satışa sunulmasına da neden oldu. Şirketin eşantiyon olarak dağıttığı bardaklar da internet sitelerinde 50 dolara satışa çıkarıldı.

Ve kadınlar…

Güzelliklerine düşkün Rus kadınlarının yaptırımlara tepkisi de benzer bir şekilde oldu.

Rus kadınları çok uzaklarında olmayan, hayatta kalmak, çocuklarını hayatta tutmak için mücadele veren, eşlerinin dönüp dönmeyeceğini bilmeyen, çocuklarının cansız bedenini hastaneye taşıyıp doktorlardan mucize bekleyen, hatta sığınaklarda doğum yapan Ukraynalı hemcinslerinin acılarına gözlerini kapayıp ünlü giyim ve kozmetik firmaları kapanmadan önce alabilecekleri ne varsa almak için mağazalara koştular.

Victoria Secret, Louis Vuitton, Versace gibi ünlü markaların mağazalarının kapısına kilit vurulmadan önce uzun kuyruklar oluştu.

Keza uluslararası kozmetik ve kişisel bakım mağazalarının önlerinde de uzadıkça uzayan kuyruklar görüldü.

Kepenklerini indirmeye hazırlanan mağazaların satışları katlandı.

Batılı kozmetik ve kişisel bakım markalarının yoğun şekilde tercih edildiği Rusya’da, yaptırımlar nedeniyle bu markaların ülkeden çıkma kararı alması mağazalarda panik alışverişine neden oldu. Bu durum, mağaza önlerinde saatler süren kuyruklara yol açtı

Sephora, Victoria’s Secret, Dior, The Body Shop, Chanel ve Mac gibi markaların Rusya’daki günlük satışları, mağazalarının kepenklerini indirmeden önce katlandı. 

Savaş zamanlarında temel gıda maddesi stoklamak yerine lüks tüketime yönelen Rusların bu tavrı ise akıllara kısa ama etkili bir Orhan Veli şiiri getirdi:

Ne atom bombası

Ne Londra Konferansı

Bir elinde cımbız,

Bir elinde ayna;

Umurunda mı dünya!

Elif YEŞİL

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

ankara escort