Süheyla Yavuz, Author at The Anatolia Post - Dünya'dan Güncel Haberler

Beşiktaş escort Etiler escort Nişantaşı escort

bettilt giriş

06 Aralık 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

ataşehir escort
a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 11°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Süheyla Yavuz

Süheyla Yavuz

20 Ekim 2022 Perşembe

İlk kadın kadı: Muhlise Bubi

İlk kadın kadı: Muhlise Bubi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bugünkü yazımda Adaletin Adı ve Hakimiyet temsilcisi olan, İlk kadın KADI MUHLİSE BUBİ hanımın zorlu yaşamını ele almaya çalışacağım.

Kazan bölgesinde Tatar Türklerinden olan MUHLİSE BUBİ Rus mezalim dünyasında çileli hayat yolculuğunda Azmin kararlılığın zaferinin adıdır.

Genç nesillerin ufkunu açıp, örnek alması geçmişten gelen değerli şahsiyetleri öğrenmesi dileği ile yazımı kaleme aldım.  

Yeni neslin kökleri bizim olan değerli insanlarımızı hatırlatmak ve yolunda gitmelerini ilham almalarını ümit ediyorum.

Şahsiyeti pek bilinmese de TÜRK dünyası kadınlarının hayatla mücadelesinin öncüsüdür.

Ömrünü Rusya Müslüman kız çocuklarının eğitmeye adamıştır.

Ataerkil toplum dünyasında isminden fazla söz edilmemiş olsa da İlklerin temsilcisidir.

Muhlise hanım, Rus vilayeti Vyatka Guberniyası SaraPul’a bağlı İj-Bubi köyünde21 Şubat 1869 yılında dünyaya gelmiştir. Babası Abdülallam Hazret ve annesi Bedrülbenat Hanımdır.  

İlk tahsilini annesi ve babasından almış daha sonra çeşitli ulumalardan ders almıştır. Kültürlü bir aileye gözlerini açan Muhlise Bubinin Annesi, babası erkek kardeşleri okumuş eğitimli insanlardı. Annesi babası çocuklarına en güzel eğitimi vermeye gayret göstermişlerdir, böyle bir ailede yetişmek onun gelecek yaşamı için çok büyük bir getiri sağlayacaktır.   

MÜFTÜ ve KADI olma yolunda iyi bir eğitim alıp başarılı olmuştur.

Kardeşleri Abdullah ve Ubeydullah BUBİ  XIX. yüzyılın sonuna doğru Rusya Müslümanları arasında eğitim ve kültür alanında başlayan yenileşme hareketi olan Ceditçi akımının öncü liderlerindendiler.  

Abdullah ve Ubeydullah Bubi abileri ile birlikte bölgenin en gözde Medreselerinden birisi olan Bubi medreseni kurmuşlar.

Muhlise hanım 1887’de imam olan Mevlevî Celaleddin Ahmedcanoğlu evlenmiş fakat mutlu olamamış kızı Münciye’nin doğumunun ardından, eşinden ayrılmıştır.

Kısa süren evliliğinden sonra köyündeki BUBİ medresesinde müderriselik yapmış, kızlara özel sınıflar açıp, yeni usul dersler vermiştir. MUHLİSE hanımın derslerine Sibirya ve Türkmenistan’dan kız öğrenciler geldiği bile gözlenmiştir. 

1912. yılında medrese kapatılınca önce Troyski’ye gitmiş orada kız orta okulunda müderriselik (profesör)  yapmıştır.  Daha sonra da kardeşi Abdullah Bubi ile birlikte Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde eğitim faaliyeti sürdürmüştür.

Muhlise hanım kadının İslam’daki önemi ve kadın hakları için sürekli çalışıp kongrelere katılıp, dinimizin Müslüman kadınlara getirdiği hakları anlatıp uygulama yolunda büyük gayretler sarf etmiştir.    İslamiyet’in hanımların seçme ve seçilme haklarını verdiğini sonuna kadar savunmuştur.

Kadınların ilim öğrenmelerini, sanat, ticaret yapmalarını, gerektiğinde savaşa katılıp cihat yapmalarını savunmuştur ki , zaten peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) zamanının da kadın sahabelerinin yaşadığı hayat tarzını uygulamayı ele almış uygulanmasını sağlamıştır. 

Bilinen ilk hanım kadı olan Muhlise Bubi 1917’de Ufa’daki Üçüncü İslam Siyezdi’ne, Rusya Müslümanları Müftülüğü’ne Dini idareye katıldı.   

1918’de ve sonraki Nedvelerde tekrar kadı seçilmiştir.

1924 -27 yıllarında İSLAM Mecellesinde makaleleri yayınlanmıştır.

1919’da Orenburg Müftülüğü’nde imtihan edilerek muallimelik ve kızlar medresesinde müderriselik derecesini almıştır.

1937’ye kadar görev yapan Muhlise Bubi, Bolşevik devrimi sonrasında Ufa’da yayımlanan (1924- 1927) İslâm Mecellesi’nde çeşitli yazılar yayımlamıştır.

 Stalin’in başlattığı zalimce Marksizm-Leninizm politikasında Türk Aydınlarını ve Türkçülere uyguladığı zulümlerde tutuklanmış zindanda   işkence görmüş 1937’de Türkçülük suçlamasıyla Sovyet zindanında acımasızca kurşunlanarak şehit edilmiştir.  

Devamını Oku

Astronomide öncü kadınlarımız

Astronomide öncü kadınlarımız
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bugün ki yazımda 8-14 Mart Bilim ve Teknoloji haftası nedeni ile değerli astronomu bilim insanı olan Hatice hanımı yazmaya çalışacağım.

                                                       Hatice Nüzhet Gökdoğan

Hatice hanım ilklerin sembolü olmuş bütün gençlerimize örnek ve önder olacak bir şahsiyettir.

Türkiye’nin ilk kadın gökbilimcisi ve ilk kadın dekanıdır.

Doktora tezi fakülte kayıtlarında “bir” numaralı tez olarak kayıtlıdır.

Türk Astronomi Derneği’nin 1 numaralı üyesidir.

İ.T.Ü Müderris muavini olarak atanan ilk kadın çalışanı oldu.

Babası Mustafa Kemal Atatürk’ün silah arkadaşlarından olan Tümgeneral Mehmet Zihni Toydemir annesi ise Nebihe Hanım’ın 14 Ağustos 1910’da İstanbul’da dünyaya gelen kız çocuğudur.

1928 yılında Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra, devlet bursu alarak matematik-fizik lisansı yapmak için Fransa’ya gitti.

Lyon Kız Lisesi’nde Fransızca öğrendikten sonra Erkek Lisesi kısmına geçerek matematik ağırlıklı bir eğitim aldı.

1932 yılında Lyon Üniversitesi’nde matematik lisansını tamamladı.

1934 yılında ise Paris Üniversitesi’nden fizik eğitimi gördükten sonra “Diplôme d’Études Supérieur” diplomasını aldı ve Paris Gözlemevi’nde staj yaptıktan sonra ülkemize geri döndü.

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde Astronomi Enstitüsü’ne ilk Türk doçenti olarak atandı.

Üniversite bahçesine gözlemevi kurulması çalışmalarına katıldı.

1936’da Yüksek Mühendis Mektebi’ne (İstanbul Teknik Üniversitesi) müderris muavini olarak atandı ve bu kurumun ilk kadın çalışanı oldu.

1946 yılına kadar matematik doçenti olarak görevini sürdürdü.

1937’de İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde doktora tezini tamamladı.

Bu tez, fakülte kayıtlarında “bir” numaralı tez olarak kayıtlıdır .

Yüksek Mühendislik Mektebi’nde iken tanıştığı Mukbil Gökdoğan ile 1938’de evlendi.

Bu evlilikten kızı Gönül (1941) ve oğlu Ömer Can (1946) dünyaya geldi.

1940 yılında doçent unvanını aldı. 1948 yılında profesör unvanın aldı.

Türk Astronomi Derneği’nin 1 numaralı üyesi, TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nin kuruluşunda

Prof. Dr. Abdullah Kızılırmak ile birlikte ilk adımları atmış değerli gökbilimci.

23 Haziran 1954’de İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi dekanlığına seçildi.

1958 yılında Astronomi Kürsüsü ’nü yönetmeye başlayan Prof. Gökdoğan, 22 yıl Kürsü ve Bölüm Başkanlığı görevinde kalmıştır.

1978 yılında ikinci kez Dekan ve Bölüm Başkanlığı görevlerini sürdürürken 1980 yılında yaş  1971 yılının Aralık ayında, Astronomi Kürsüsü’nde Türk ve Balkan astronomlarının iştirak ettiği Kepler Sempozyumu’nu, 1978 yılının Eylül ayında da, Silivri’de Türk ve bazı yabancı davetli astronomların katıldığı Astronomi Sempozyumunu düzenlemiştir.

Bu Sempozyum, bugün kurulmuş olan Ulusal Gözlemevi fikrinin gündeme geldiği ve tartışılmaya başlandığı çok önemli bir toplantı olmuştur.

Ayrıca Üniversiteli Kadınlar Derneği’nin Başkanı olarak, UNESCO’nun düzenlediği okuma yazma yılı nedeni ile, 1970 yılında Ortadoğu ülkeleri ve Yunanistan’ın katıldığı bir sempozyumu gerçekleştirmiştir.

Prof.Dr. Nüzhet Gökdoğan Astronomi Bölümü’ne 46 yıl hizmet etmiştir

Prof. Dr. Dursun Koçer Hoca Hatice Nüzhet Gökdoğan Hocayı şu cümlelerle anlatır.

“ Prof. Dr. Nüzhet Gökdoğan, SEVGİ ve Bilgiyi her zaman bir arada yaşamış ve yaşatmıştır. Öğrencileri onun her zaman “çalışma arkadaşı’ ’olmuş, derslerde, sınavlarda, gezilerde, eğitim ve öğretimle ilgili sorunlarda daima genç düşünceleri öne çıkartmıştır.

Cumhuriyet Türkiye’sinin öncü bilim insanı olarak ve Büyük Atatürk’ün ülkeyi gençlere emanet ettiğinin bilinciyle öğrencilerine daima sevgi ve anlayışla yaklaşmıştır.

Genç insanların heyecanlarını her zaman yüreğinde hissetmiş ve onlara ulaşmanın yollarını da çok iyi bildiği için daima büyük saygı› ve hayranlık kazanmıştır.

Hiçbir sorunun kavgayla çözülemeyeceğini, bugünün öğrencilerinin yarının kişilikli yetkilikleri olması için özgür düşünce içinde eğitim almaları gerektiğini savunmuş, bu ilkeyi akademik yaşam biçimi yapmış ve çalışma arkadaşlarına da aşılamıştır.

Ülkemiz eşsiz bir bilim insanını yitirmiştir, ama ilkeleri tüm gökbilimciler tarafında canlı tutulacaktır.”

Türk Soroptimist İstanbul Kültür Üniversitesi Derneği’nin kurucularından olup uzun yıllar başkanlığını yürütmüştür.

Prof. Dr. Hatice Nüzhet Gökdoğan 23 Nisan 2003 günü 93 yaşında vefat etti.

Kaynak: Matematik Dünyası 2003 Yaz Sayısı – İnternet Archive- Doç. Dr. Yavuz Unat .Gündoğan Makale

Tarihçinin Kaleminden Notlar

Tarihçi-Yazar-Süheyla YAVUZ

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

ankara escort escort ankara